SalvatoreTVD
Minoz Fan
Mesajlar: 1,689
Üyelik Tarihi: Mar 2012
Rep Puanı: 167
|
Sweet Love
22.Bölüm...
Seul...
Derin ve Min Ho sabah erkenden beraber yürüyüşe
çıkmışlardır,seul'un havası bile bir başka olduğunu
düşünüp seul'de yaşasak mı diye düşünürlerken
bir kızın bir adamın peşinden koşturup bağırdığını
görürler Min Ho bir çembe çakar ve adamı yere düşürür
yakalar
-Kız: Seni aşağlık herif,demek emeğimi çalarsın he
hemen o flash belleği bana ver
-Adam: kolaysa al
-Min Ho: Heeey ölmek mi istiyorsun? kızın istediğini ver
-Adam: sende kimsin be,bu işi karışma
-Min Ho: tatlı dille söyledim ama olmadı,Türklerin
bir sözü vardır"Eşek hoşaftan ne anlar ki"
seninle anladığın dilden konuşalım bakalım,bayanlar
geri durun lütfen
-Derin: Min Ho karışma,Bulaşma
-Min Ho: Merak etme bişey olmaz
Yarım saat sonra...
adam bitkin bir haldedir :)
-Min Ho: bayanın istediğini ver
-Adam: tamam mı oldu mu? ama onu tekrar geri almasınıda bilirim
kendine dikkat etsen iyi olur adamım çünkü seninle
hesabım daha bitmedi.
-Min Ho: selametleeee
-Kız: teşekkür ederim size çok zahmet verdim(Korece söyler)
-Min Ho: Türk müsünüz?
-Kız: evet nerden anladınız?
-Min Ho: hissettim diyelim,benile türkçe konuşabilirsiniz
Türkçe biliyorum
-Kız: Gerçekten mi? nerden öğrendiniz?
-Min Ho: Türkiye'de büyüdüm,uzun hikaye,siz iyimisiniz?
-Kız: Ben bir senarist'im prensibim gereği senaryolarımı
flash'ıma atarım ve bunu yapımcıya gönderirim
bu adamda senaryolarımı çalmak isteyen bir hırsız,nasıl
olduysa boşluğuma geldi kaptırdım çantamı,iyiki siz vardınız
buarada ben Yasemin
-Min Ho: bende min ho,lee min ho,buda...şey üzgünüm gitmem lazım
Derin'in ağzından...
Min Ho ve kız derin bir sohbete dalmışlardı
karışma bu işe dedim dinlemedi,beni dinlemedi
yine bildiğini okudu,kızda nasıl asılıyordu
min ho'nun da ağzının kuları aktı,birde
benimle evlenmek istiyordu,daha fazla süründürmem
lazımdı onu neden hemen affettim ki,güya dinlenmeye
kafa dinlemeye gelmiştim 2 günlüğüne,zehir oldu zehir
konuşsun o kızla hatta o kızla evlensin bu düşüncelerle
yürümeye devam ederken,Aaa Jang Keun Suk
değil mi bu
-Derin: Jang Keun Suk
-Jang Keun Suk: ah fanım olmalısın nereyi imzalıyayım
-Derin: Şiro(istemiyorum) ve evet fanınızım
-Jang Keun Suk: Fanımsın ve imza istemiyorsun? nasıl bir fan
imza istemez peki neden?
-Derin: çünkü ben o fanlarınızdan değilim,İmza alıp ne yapıcam
ne işime yarıcak,fan dediğin fanlığını bilmeli,ne o öyle
oppasını görünce pirhanalar gibi neredeyse oppasını parçalama falan
-JKS: ilginç bir bakış açısı,peki o zaman ne istiyorsun?
-Derin: Sadece bir Merhaba Nasılsınız demek istemiştim
-JKS: bu kadar mı yani
-Derin: Hee birde yeni dizinizde iyi şanslar dilemek için,
Türkiye'de çok fazla fanınız var bunu unutmayın
sizi ülkemizde de görmeyi çok isteriz
-JKS: :) elbette gelmeyi çok istiyorum,en kısa zamanda
gelirim inşallah
-Min Ho: Derin nereye kayboldun her yerde seni aradım
bu adam kim?
-Derin: Kendine iyi bak,yoğunluktan yemek yememeyi sakın ihmal etme
biz fanların seni çok seviyoruz.hoşçakal
-JKS: Aklımda tutarım :) Bakarsın Türkiye'de de karşılaşırız
-Min Ho: o kim? nerden tanıyorsun? ne istiyormuş?
-Derin: kızla muhabbetinizi bölmiyeyim dedim
ağzının içine düştün kızın,sana karışma bulaşma dedim
sakın açıklama yapmaya kalkma sakın
-Min Ho: SEN HEMEN YARGISIZ İNFAZ YAP ZATEN SENİN HUYUN BU
-Derin: ÖYLE Mİİİİ O ZAMAN NEDEN EVLENİYORUZ Kİ BİTSİN BURDA
-Min Ho: BİTSİN O ZAMAN,ÇÜNKÜ BENİ DİNLEMEMENDEN BIKTIM
KISKANÇLIĞINDAN BIKTIM
-Derin: İYİ
Türkiye...
Hyun Bin Ve Arzu bir kafede oturmuş tavla oynuyorlardır
bir yandanda konuşuyorlardır
-Arzu: Hyun Bin hayalin ne? ne yapmayı düşünüyorsun üniversiteden
sonra
-Hyun Bin: Pekala bir düşüneyim,en çok istediğim şey oyunculuk
senin hayalin ne? sen ne olmak istiyorsun?
-Arzu: ben...huzur evindeki yaşlılara yardım etmek istiyorum
onların vicdansız evlatları onlara zulm ederken oraya atarken
köpekler kadar bile değer göstermeyen o vicdansızların canına da okumak istiyorum
bir yandan avukat olup tabiki
Hyun Bin tavlayı bırakır Arzu'nun elini tutar
-Hyun Bin: Eminim çok başarılı bir avukat olucaksın
ve o şerefsizlerin canına okuyacaksın buna inanıyorum
bak ne dicem uzun zamandır teyzeleri amcaları ziyaret etmedik
onları sabah erkenden ziyaret etmeye ne dersin?
-Arzu: bitanesin derim :)
-Asya: Aloo,Efendim Donghae,iş arıyorum,neden mi?
üniversiteye gitmek bedavamı sanıyorsun biraz para biriktirmeliyim
evet akşam akşam iş arıyorum,kapatıyorum
Donghae ne yapar eder Asya'yı bulur
-Asya: beni nasıl buldun?
-Donghae: sevgilim,sevgilinin yüzüne telefon kapatmak hiç hoş değil
-Asya: Koreliler öyle yapıyor ama
-Donghae: Aiişşh,çok fazla Kore Draması izliyorsun,hadi
gidiyoruz,bu saatte iş aranmaz yarın beraber ararız
-Asya: Şiro kaa(istemiyorum git)
-Donghae: yorgun görünüyorsun hadi seni eve bırakayım
-Asya: beni bırakıp bir yere gitme tamammı? beni sakın terk etme
-Donghae: buda nerden çıktı seni asla terk etmem,senin bu
halin ne böyle ne oldu?
-Asya: Sadece seni çok özlüyorum,yanımdayken bile
-Donghae: içtinmi sen,sarhoş gibi halin var
-Asya: içki içmem ben asla,ama sarhoş oldum hemde aşk sarhoşu
-Donghae: biraz yat dizime,gözlerini kapa ve ne düşündüğünü
söyle
-Asya: Seul'deyiz sen ünlü olmuşsun,dansta süpersin,sesin
muhteşem,başarıların git gide artiyor,çok mutlusun
seni mutlu gördükçe bende mutlu oluyorum,seni takip ediyorum
-Donghae: Asya(birden donghae ciddileşir) beni bu kadar çokmu
düşünüyorsun? bu kadar çok mu seviyorsun?
-Asya: Senden başkasını sevemeyecek kadar,mutluluğun için
herşeyi yapacak kadar
Donghae Asya'ya sarılır sıkı sıkı ve sonra dizleri üstüne çöker
-Donghae: Bu hayatta sadece bir kişiden kopamam bir kişiyi
asla bırakamam,hayatımın her dakikasını her saniyesini
onu mutlu etmek için geçirmek onunla yaşlanmak istiyorum
belki sana daha erken gelebilir acele ediyorsun diyebilirsin
ama ben seni çok çok seviyorum ben sana aşığım kızım ya,
Asya benimle bir ömür geçirmeye var mısın? benimle evlenir misin?
Seul...
-Derin: iyiyim anne,şuanda dışardayım dolaşıyorum
tamam anne dikkat ederim,evet biber gazım yanımda
merak etme kendimi koruyabilirim hoşçakal anne
Min Ho'nun ağzından...
yine kızgınlıktan ağzımdan çıkanı kulağım duymadı
derini dinlemedim başka yöne yöneldim ve yürümeye
başladım,biraz düşününce hata yaptığımı anladım
ne olurdu alttan alsaydım yani,ben derini seviyordum
ve onu üzmemem gerekiyordu,daha benimle evlenmeyi
yeni kabul etmişti ben yine bir hata yapmıştım
derini kırmıştım,hemen onu bulup özür dilemem gerekiyordu
Derin'in ağzından...
Sinirden köpürüyordum haritayı takip ederek
han nehrine kadar geldim yerden taş aldım ve
söylene söylene taşları atmaya başladım
-Jang Keun Suk: hey fan nehri taşla mı doldurmayı düşünüyorsun?
-Derin: (Türkçe) sen nerden çıktın şimdi JKS,erkek milletinin
hepsinin köküne kibrit suyu
-JKS: Türkçe bilmiyor olabilirim ama ne kadar kızgın olduğunu
görebiliyorum,yine karşılaştık,Fotograf çekilmek ister misin?
-Derin: :D alay ediyor olmalısın
-JKS: güldün :)) işte böyle benim fanıma asla öfkelenmek
üzülmek yakışmıyor,korece konuşamıyor musun?
-Derin: çok az,peki sen niye Türkçe konuşamıyorsun?
-JKS: sizin dil çok zor
-Derin: Ha sizin ki çok kolay sanki
-JKS: bak ne dicem,sen bana Türkçe öğret,bende sana korece öğreteyim
-Derin: bunu yapamam çünkü yarın Ülkeme dönüyorum
-JKS: o zaman şöyle yapalım,bu benim numaram,mail adresim
Kilo metreler bişey değiştirmez dimi;) kabul mu? öğreticek misin?
-Derin: tanımadığın birine numaranı mı veriyorsun?
-JKS: adın ne?
-Derin: Derin,tamam seninde fanın olduğum için bunu yapıcam ama
bu kesinlikle bir sır olarak kalıcak tamam mı JKS
-JKS: ok,şimdi az önceki delirmenin e-nedenini açıklıcakmısın?
-Derin: bugün yanımda gördüğün kişi benim evleneceğim adam
ikimizde çok kıskancız ve kavga ettik hepsi bu
yarına barışırız biz böyleyiz
-JKS: hee siz şu dengesiz aşıklardansınız,bu arada benim kadar
yakışıklı olmasada evleneceğin kişi fena değilmiş,beni düğününe
çağırıcak mısın?
-Derin: biliyormusun bu kadar tuaf biri olduğunu bilmiyordum
-JKS: deliyim ben bunu bilmiyormusun? neyse katılmam gereken
beni bekleyen bir sürü fanım var onlara imza vermem lazım
hee nehri taşla doldurma ;) göürüşürüz ve iyi yolculuklar
Yarım saat sonra...
-Min Ho: Derin,üzgünüm yine düşünmeden konuştum
aslında öyle demek istemedim,bugün sana bir süprizim vardı aslında
ama herşeyi berbat ettim tabiki
-Derin: bende hatalıydım bende üzgünüm,ne süprizi?
-Min Ho: Aslında hala çok geç sayılmaz yürü gidiyoruz,beni takip et
-Derin: Min Ho nereye gidiyoruz?
Derin'in ağzından...
JeJu adasına gelmiştik,mumlar güzel bir sofra güller
herşey çok güzel görünüyordu,min ho önümde diz çöktü
ve bana yeniden evlenme teklif etti tam hayalimdeki gibi
çok mutluydum ve teklifi yine kabul ettim oturduk
romantik romantik yemeğimizi yedik kumsala oturduk
hayaller kurduk,derken sabah oldu otelimize gittik biraz uyuduk
ve hazırlanmaya başladık,bu güzel ülkeden ayrılmak zor
gelsede kendi ülkemi çok özlemiştim özellikle Türk yemeklerini :)
Devamı Gelecek Bölümde...
_______________________________________________________
"사랑은 한계를 모르는 사람 ♥ " (Love knows no boundaries) ♥ SuperJunior♥ELF
|
|