Konu Kapalı 
 
Değerlendir:
  • 8 Oy - 4.13 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ta kendisi: Hayat!
Yazar Mesaj
Senalmh Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 941
Üyelik Tarihi: Dec 2012
Rep Puanı: 98
Mesaj: #15
Ta kendisi: Hayat!
 
facebook share twittershare
10. BÖLÜM (İYİ OKUMALAR! :))

O kişiye doğru hızla yürüdü. Yaklaştı ve sert bir tokat attı. Sonra arkasına dönüp oradan uzaklaştı. Berke böyle bir tepki beklemiyordu. İlk başta biraz duraksadı sonra bağırmaya başladı:
-Berra Berra!
Berra duymazlıktan geldi. Amelyayı gördü ve onun koluna girerek hızla orada uzaklaştılar. Oturgaçlı götürgeç durağına vardıklarında tam da beklemeleri gerekn oturgaçlı götürgeçleri gelmişti.
Berra nın evine vardılar.
-Kimi gördün Berra. Yol boyunca sormayayım sormayayım dedim ama dayanamadım. Kimdi?
-Berke!
-Eeee ne var bunda o da sınava girecekti bugün.
-A benim zeki arkadaşım Berke bu okulda girecek olsa haberimiz olmaz mıydı?
-Doğru ya! Bir şey dedi mi sana?
-Hayır tokat attım ona. Kendime hakim olamadım ne yapayım?
-hiiii! Ne yaptın sen kız?
-Dedim ya. Önceki problemlerimiz geldi aklıma Neyse bunu boş ver de sınavın nasıl geçti?
-ne diyon kızım sen? Süperdi süper!
-iyi o zaman. 
Sınavdan birkaç hafta geçti. Herkes mutlu mesut yaşıyordu. Ta ki…..
-Berra!!!!!!!!!
-Ne oldu?
-Eğer haber yalan değilse Min Ho’ya türkiye’den senaryo teklifi gitmiş.
-Yalandır yalan.
-Ya gerçekse?
-İnanmıyorsun ara sor. Sende onun arkadaşının numarası yok muydu?
-yoo. Olmasımı gerekiyordu?
Tırın tırın tırın tırın. (kimin telefonu bu?)
Amelya telefonun mu çalıyor?
-benim telefonunum zil sesi MY EVERYTHİNG bir kere. Seninkidir o
-benim de değil.
Telefon sesi dışarıdan gelmektedir. Berragil dış kapılarına doğru yönelirler. Sesin kapının önünden gelip gelmediğine emin olmak isterler çünkü. En sonunda telefon sahibi telefonu açar.
-Yobuseyo.
Amelya bir teleşa kapılır:
-Aha Koreli. Aç aç kız. Zarar gelmez Korelilerden. Kimmiş bir bakalım.
Kapıyı açtıklarında açtıklarına açacaklarına pişman olurlar.
Berra fısıldar.
-Bunun Koreli olmadığına yemin edebilirim.
-Galiba bende.
….
Uzun bir süredir yazmamıştım çünkü bir ikilmide kalmıştım. Final yapıp kaldırsam mı yoksa biraz daha devam mı etsem?
Her neyse! Bundan sonra bölümlerimi kısa tutmayı düşünüyorum. Umarım beğenirsiniz.
Diğer bölümde görüşmek üzere! BvBvBvBv
 
04-30-2013 02:34 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Senalmh Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 941
Üyelik Tarihi: Dec 2012
Rep Puanı: 98
Mesaj: #16
Ta kendisi: Hayat!
 
11.BÖLÜM
Berke onları bir süzdü ve:
-Ne oldu beni beklemiyordunuz herhalde.
-Neden bekleyecektik ki!
-Amelya biraz sert bir tepki vermiyor musun?
-Her neyse!
-Eee beni eve davet etmeyecek misiniz?
-Hayır!
Güm kapı suratına kapandı.
-İnanmıyorum ya. Kapıyı açalım diye nasıl da taklit yaptı!
-Kaaaaaaan yetti artık topla şu odanı!
-Ben ne diyorum kız ne diyor yahu?
-Boşver Amelya biz normal bir şekilde devam edelim. Mutfaktan kahveleri kap gel de iki çift kelam edelim.
-Tamamdır.
-Eeee hangi üniversiteyi düşünüyorsun?
-Aslında aklımdan geçen sen de biliyorsun ki ilk yılı burada okuyup 2. Senede değişim öğrencisi olarak Kore’ye gitmek istediğimden aklımdan geçen üniversiteler belli. Ya sen? Ne düşünüyorsun?
Aslında aklımdan birkaç yer geçiyr ama…
-Mesela?
-Neyse boşver şimdi bunları da sen bu aralar çok sakinsin. Lee Min Ho Lee Min Ho diye başımın etini yemiyorsun.
-Berraaaa!!!!1
**
-O kadar senaryoya baktın ama hala birine karar veremedin ha?
-Evet, çoğu hoşuma gitmedi. Aklımdan geçen bir kaç tanesi ar ama emin olamadım.
-Hangisi onlar?
-İşte şunlar. Sen benim için seç benim için hepsi kabul.
-Bekle biraz göz atayım bende.
-Tamamdır.
**
-Ne??? Mersin Üniversitesi mi? Kızım taa oralarda ne yapacaksın?
-Berra ciddi misin? Şaka yapıyprum de! Aynı üniversitelerden burada da var.
-Ben kararımı verdim. Bana engel olmayın lütfen. Hem isemediğim bir üniversirede de okuyup istemediğim bir mesleğe sahip olmamı istemiyorsunuzdur her halde!
-Sen bilirsin canım kızım ama çok uzak olacaksın bize. Hem oraya gidersen ya yurtta kalacaksın ya da tek başına yaşaman gerekecek.
-Tek başına yaşamak mı?Berra beni teleşlandırıyorsun. Ayy Sevgi teyze bir şey söyle şu kızına!
-Amelya karıştırma ortalığı!
**
-Bu senaryolar çok hoş ama konusu bence en güzel olan şu. Değişik bir konu. Senin için de bir ilk olur diye düşünmüştüm. Ama kara senin biliyorsun değil mi?
-Ben de onu düşünmüştüm senin de onu seçmen iyi oldu.
-Tamam o zaman.
-İnşAllah güzel olur.
-İnşAllah mı? Diline çok yakışıyor Min Ho. Devam et böyle liften.
**
Önündeki binalara baktı. Hem isteyerek hem de istemeyerek gelmişti buralara kadar. İstiyordu çünkü biraz uzak olursa kendini iyi hissedebilirdi. Hem de gelecek için staj gibi düşünmüştü bunu. Biraz da istemiyordu çünkü o daha ne olmak istediğini bilemiyordu. Gerçekten ne olmak istiyorum diye kendine defalarca sormasına rağmen henüz bir cevap bulamamıştı. Ayrıca Berke burada yaşıyordu. Onunla karşılaşma ihtimali de vardı. Bu konuyu da değerlendirmişti.
İlk gün bu kadar sıkıcı olamazdı. Dersten çıktıktan sonra sahil kenarına gitti. Biraz yürüdükten sonra bir banka oturdu. Derin bir nefes aldı ve gülümsedi.
-Bundan sonra her zaman derin bir nefes alıp gülümseyeceğim!
Kendi kendine söylediği bu söz onu o kadar rahatlattı ki.
Biraz ilerde yan yana dolaşan bir çift gördü. Onları izlemeye başladı. Kız oğlanın ensesine bir tane patlattı ve çocuktan kaçmaya başladı. Çocukta onun peşinden tam bu esnada aklından birileri geçmeye başladı. Ardından anılar birer birer. Ne kadar güzeller. Son olarak da tek bir kişi anılarının önüne oturdu. Kafası büyük olacak ki Berra artık anılarını izlemekte zorlanıyordu. Anılardan sıyrılıp gerçeğe dönmek zorunda kaldı.
-Görüyor musun işi? Şimdi de anılarımla bile beni yalnız bırakmıyor.
Ardında bir ses şöyle yanıtladı:
-Çünkü sen yalnızlığı hak etmiyorsun.
**
 
_______________________________________________________

[Resim: 2ykgg1l.gif]
Yine ve yine gülümsettin beni. Teşekkür ederim. ^^
05-05-2013 05:09 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Senalmh Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 941
Üyelik Tarihi: Dec 2012
Rep Puanı: 98
Mesaj: #17
Ta kendisi: Hayat!
 
12. BÖLÜM (GÜNAYDINLAR! İYİ OKUMALAR!)
Berke’yi bir anda karşında görmeyi beklemiyordu.
-Ne işin var senin burada?
-Burası benim memleketim.
-Her neyse.
-Berra biraz konuşamaz mıyız?
Aslında konuşmak istemiyordu ancak eğer konuşmazsa sürekli rahatsız etmeye devam edecekti.
-Çabuk söyle.
-Oturmayacak mısın?
-Hayır haydi çabuk söyle.
-Çocukluk etmiyor musun? Şok saçma bir sebepten dolayı küsüz farkındaysan.
-sana basit gelebilir ama benim için önemli. Tamam mı? Eğer bittiyse sıkıldım.
Başka bir şey dinlememek için kulaklıklarını taktı ve oradan uzaklaştı. İlk olarak bir öğrenci yurdunda kalacaktı. Sonrasında kendi evine çıkacaktı. Öyle karar alınmıştı.
Yürüdü yürüdü. Nereydi ki bu yurt? Birkaç kişiden yol tarifi alarak yurdu buldu. Diğer gün güzel geçmeliydi. Yatağına uzandı. Hayaller içinde uyuyakaldı.
**
-Buralar çok hoşmuş ama cidden çok kalabalık. Tabi İstanbul kadar değil ama..
-Evet. Merak ediyorum. Acaba neden o kadar yer arasında burası seçildi ki?
-Bakalım. Öğreneceğiz. Baksana burada büyük bir Alış Veriş merkezi var girelim mi?
-Kaybolmayacaksak olabilir.
-:D:D
Min Ho ile Ha Jae alışveriş merkezine girdiler. Burası dışarıdan daha kalabalıktı. Giyim kuşam, yeme içme, elektronik eşyalar.. Burası gerçekten büyük bir alışveriş merkeziydi. Biraz gezeledikten sonra dışarı çıktılar. Yemek yemek istiyorlardı. Avmden yemek istememişlerdi. Daha sakin bir yer olabilirdi. Birisine sormanın iyi olacağına karar verdiler.
-Bakar mısınız?
Kız yüzünü onlara döndü.
-İnanmıyorum senin ne işin var burada?
-Oo Ha Jae, Min Ho. Burada üniversite okuyorum
Min Ho araya girdi.
-Benim burada üniversite okuyacağın aklıma gelmemişti. Daha büyük şehirlerde okursun falan diye umut etmiştim.
-Ama buradayım. Siz söyleyin bakalım. Sizi burada ne işiniz var?
-Yeni dizim için buradayım.
-Ciddi misin? Yok artık. Burası mı? Neden?
-Bilemiyorum Senaryo çok hoşuma gitti bende onun için buradayım. Biraz seninde etkin oldu tabi.
-sus sus. Saçmalama. Yalana bak. Sahil kenarında biraz yürümeye ne dersiniz?
-Karnım çok aç ama…
-Min Ho! Bir kerede benimle karşılaştığında tok ol.
Ha Jae:
-Sen bu çocuğun karnını doyursan az sonra yine acıkır.
-Doğru ama yine de biz şansımız deneyelim.
Bir yere geçip karınlarını doyurdular. Lokantadayken Ha Jae bir arkadaşı ile karşılaştı ve onlardan ayrılmak zorunda kaldı.
-Ee şimdi napacaz?
-Sahil kenarında bir tura ne desin?
-Deniz kokusu varsa kesinlikle evet.
Beraber deniz kenarına gittiler.
-
Gezerlerken Min Ho bir kızı gördü ve Berra’ya benzetti.
‘Bak sen şu işe. Galiba deliriyorum.’
-Neden ne oldu ki?
-Bunu sesli mi söyledim?
-Evet. Senin aklını okuyamam ya! Üşüdün mü? Al şunu dola boynuna. Diyerek Min Ho’ya bir şal uzattı.
-Ne kadar tedariklisin. Bir dakika bu neredn çıktı şimdi? Bizim konumuz bu değildi sanki. Her şeyi okuyabiliyorsun bunu mu okuyacaksın?
-İşte şimdi yandın. Hatırlıyorsan benim elim çok ağırdır.
dedi ve Min Ho’nun ensesine bir tane patlattı. Aslında tam değil şal biraz engel olmuştu. Zaten şalıda bunun için vermişti canı çok acımasın diye. Sonrasında koşmaya başladı. Min Ho’da peşinden. Hava iyice soğumaya başlayınca Min Ho onu yurda bıraktı ve Ha Jae’yi de alıp otele geçtiler. Yarın önemli bir gündü.
---
Berra uyandığında oda arkadaşlarıyla tanışma fırsatı buldu. Duygu Sena ve İrem.
Duygu sevecen bir kızdı. Çok konuşmaz çok hareket ederdi. Hani derler ya kurtlu işte o Duygu’ydu.
İrem biraz ağırbaşlı bir kızdı. Yani galiba şimdilik. Onun daha sonra açılacağını hissetmişti Berra.
Sena ise normalden fazla konuşan, fazla hareket eden uçuk kaçık bir kızdı. Yani öyle bir hava vermişti Berra’ya. Kahvaltılarını yaptılar. Berra ile Sena beraber gittiler üniversteye.
--
Bugün Min Ho Ha Jae’den rken uyandı. Baktı Ha Jae hala uyanmamış bir kova suyu çocukcağızın üzerine boşalttı. Ha Jae’de karşılıksız kalır mı? O da bir bardak aldı ve başladılar su savaşına.En son fark ettikleri şey ne zamandı ne de kahvaltı. Yalnızca kaldıkları yerin bir otel olduğu ve etrafın berbat olduğu… Baktılar yapacak bir şey yok artık gerekli yerlere söylediler ve işi hallettiler. Kahvaltılarını yapıp aceleyle dışarı çıktılar. :)
Dizi setini aradılar ama bir türlü bulamadılar. Yoldan birisine sormaya karar verdiler.
-Bakar mısınız?
-Buyrun.
-Bize felanca mahallenin filanca sokağını tarif edebilr misiniz?
Elbette..
-Teşekkür ederiz.
-Çok merak ettim bir şey sorabilir miyim?
-Evet lütfen.
-Bu adresi neden aradığınızı merak ettim de.
-Bir dizi setini arıyoruz. Orada çalışıyoruz da
-Teşekkürler. İyi günler.
--
Berra’nın derste telefonu çalar. Berra’nın telefonu her zaman ki gibi yine sessizdedir.Dersten çıkar ve kimin aradığına bakar.
---Berke---
Neden aradığını hem merak eder hem de taviz vermemek için aramak istemez. Tam karar vermeden telefonu bir daha çalar. Bu seferde Berra telefonu hemen açar.
-Evet, bu sefer derdin ne?
-İnanmıyorum sana Berra. Farklı okullara gittik diye hemen beni unut azarla zaten.
-Sen miydin Amelya. Ben de Berke sandıdım.
-Tamam tamam sen onu bırakta Berke bana neler neler dedi.
-Ne dedi?
-Sakın haberim yok deme!
-Neyden Amelya?
-Gerçekten haberin yok mu? Yani Min Ho’nun şu anda Mersin’de olduğundan?
-?????
--
SEZON FİNALİ
Okuduğunuz için çook teşekkür ederim. ^^
 
_______________________________________________________

[Resim: 2ykgg1l.gif]
Yine ve yine gülümsettin beni. Teşekkür ederim. ^^
(Bu Mesaj 07-19-2013 10:33 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : Senalmh.)
05-20-2013 07:29 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
« Önceki | Sonraki »
Konu Kapalı 




Konuyu görüntüleyenler:

İletişim | Lee Min Ho Turkey | Minoz Turkey | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Mobil Versiyon | RSS
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50]