2.Bölüm
"Partinin Etkisi"
Kızlar eve vardığında Dicle hala soğuktan titremekteydi. Diğerleri bir yandan Dicle'ye yardımcı olmaya çalışırken diğer yandan da kendilerine büyük bir sürpriz yapan dört genç adamı düşündüler. Gece olunca hepsi yataklarına uzandılar. Aslında bu asla deliksiz uyuyabilecekleri bir gece değildi. Hepsinin aklında partideki gençler vardı. Aralarında bir kişi vardı ki onun uyumayacağı kesindi. Dicle havuza düşüp üşüttüğüne mi, yoksa onu havuza iten küstah gence mi sinirlensin bilemiyordu. Sabaha karşı ev halkı Dicle'nin sayıklamalarına uyandı. Genç kız ateşler içinde yanıyordu. Kızlar ne yapacaklarını bilemediler. Şule hemen sokağa fırladı. Ama çöp kutusundan dışarı bakan kedi dışında sokakta kimsecikler yoktu. İşte memleketlerinden uzakta bir başınalardı. Böyle durumlarda soğuk kanlı davranmayı bilen Ayça hemen yan komşularının kapısını çaldı. Kapıyı büyük bir şaşkınlıkla SeoJin açtı. Kızlar ne olduğunu anlayamadan kendilerini MinHo'nun beyaz jipinde buldular. Nurhan çok korkmuştu. Ön koltukta sessizce oturuyordu. Şoför koltuğundaki MinHo'nun da sesi hiç çıkmıyordu. Ayça ve Şule, arka koltuğa yatırdıkları Dicle'yi soğuk tutmaya çalışıyorlardı.
Hastaneye vardıklarında SeoJin ve Siwon onları kapıda bekliyorlardı. Hyun Bin'in aracıyla hastaneye gelmişlerdi. Gecesi de sabahı da garip bir gün yaşıyorlardı. Dicle'ye acil müdahele yapılırken Nurhan duvara yaslanmış düşünüyordu. Her şey çok hızlı yaşanıyordu. Tüm bunları düşünürken karşısındaki koltukta başı eğik oturan adamı incelemeye başladı. MinHo göründüğünün aksine bencil ve küstah değil galiba diye düşündü. Hatta sevimli bile olabilirdi. Bu düşünceleri Ayça'nın ona seslenmesiyle son buldu. Dicle kendine gelmişti ve kızların nerede olduğunu merak ediyordu. Nurhan hemen odaya koştu. Şule'yi bulamadı. Genç kız o sırada dışarıya hava almaya çıkmıştı. SeoJin elinde kahveyle onun yanına geldi. "Ne gece ama." dedi. Şule de aynı şekilde karşılık verdi. "Evet bizim için çok enteresan bir gece oldu. Korku ve şaşkınlık. Tam olarak bunları hissettiğimi söyleyebilirim." dedi. SeoJin gülümsedi. Sanki Şule'yi yıllardır tanıyordu. Bu kıza karşı garip bir sıcaklık hissettiğini inkar edemezdi. Tüm bunlar olurken gecenin sorumlusu Siwon ortalarda yoktu. Dicle hastaneye getirilirken bir ara kapıda görünmüştü. Dicle'nin yanında bekleyen Ayça, Hyun Bin, Nurhan ve MinHo onun nerede olduğunu merak ettiler. Nurhan "Ben Siwon her nereye gittiyse bulmak istiyorum." dedi ve sinirle odadan çıktı. MinHo da peşinden giderek "Beni bekle beraber arayalım, sanırım nerede olduğunu biliyorum." dedi. İkisi yürümeye başladılar. Sessiz ve gergin bir şekilde. Önce hangimiz konuşacak diye düşünürlerken Nurhan sessizliği bozdu: "Hepsi o adamın suçu. Sen de gördün Dicle'yi havuza o itmiş. Bir de gülümsüyordu! İnanmıyorum gerçekten çok sinir bozucu." dedi. Buna karşılık MinHo "Haklısın" demekle yetindi.
Güneşin doğmasına dakikalar kalmıştı. İki genç hastanenin hiçbir yerinde Siwon'u bulamadılar. Şule ve SeoJin güneşin doğuşuna bahçede şahit olacaklardı. Dicle uykuya dalmıştı. Hyun Bin bütün gece Ayça'yı ve Dicle'yi bir an olsun yalnız bırakmamıştı. Üstelik bundan şikayetçi olduğu da söylenemezdi. Yorgun düşüp başını Dicle'nin yatağına koyan Ayça'yı seyrediyordu. Tüm bunlar olurken MinHo ve Nurhan son çare hastanenin terasına bakmaya karar verdiler. Terasta kimse yoktu. Ama başka bir şey vardı. Ufukların ardından tüm parlaklığıyla yükselen güneş. MinHo "İstersen sen aşağı in ama benim bunu kaçırmaya niyetim yok." dedi Nurhan'a. Nurhan çoktan çatının kenarına oturup ayaklarını aşağıya sarkıtmıştı bile. MinHo onun bu hareketini görünce şaşırıp gülümsedi. O da Nurhan'ın yanına oturdu. O sabah hastanede güneşin doğuşunu izleyen bir tek onlar değildi. Şule ve SeoJin de bahçede oturdukları banktan onlara eşlik ediyordu. Bu sırada Dicle, rüyasında dövdüğü adamın Siwon olmasına sevinip uykusunda gülümsedi. O gülümserken yanı başındaki Hyun Bin ise ceketini çıkarıp Ayça'nın üstünü örtüyordu.
Hepsi güneşin içlerini doldurduğu huzur ve güven duygusuyla büyülenmişlerdi. Çünkü güneş, bu sabah her zamankinden daha parlak ve kocamandı. Belli ki gençlere müjdelemek istediği bir şeyler vardı :)
Gelecek bölümde görüşmek üzere