ChAe~MiN (MM)
Minoz Fan
Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
|
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.
~~ 5 ~~
*_* En Kötüsüdür Canın Gibi Severken Yüzünü Bile Hatırlayamamak , Geçmişin Baş Tacı Yaptığın Kişinin Sesini Bile Tanıyamamak . . . *_*
Ortam baya gergindi.Hae Jae ile Ho Joong birbirlerine dik dik bakarlarken bu sessizliği Hae Jae bozdu.
-Kendim giderim.Babanın söylediğini yapmak zorunda değilsin.Sadece evet bıraktım demen yeterli.
Ho Joong ona hala düşmanca bakıyordu.Hae Jae de söyleyeceği söledikten sonra tam gidiyordu ki Ho Joong
-Dur ! Seninle konuşmak istediğim bazı şeyler var.Gidelim.
Hae Jae de itiraz etmemişti.Sonuçta barış isteyen biri reddedilemezdi.Hemen arabaya bindiler.Yola çıktıklarında söze Ho Joong başladı.
-Aynı okulda olacağımızı duydum.
-Evet sanırım öyle olacak.
-Hukuk bölümünün 1. Bursu sen misin ?
-Evet sanırım.
-Senin gibi biri nasıl olabildi acaba merak ediyorum.
-Görende beni uzun zamandır tanıyosun sanır.Daha adımı bile bilmiyorsun.
-Boşver adını falan bilmeme gerek yok.Herkesle tanışmak seviyesizliktir.
-Durdur arabayı.Ben senin istediğin zaman laf sokabileceğin biri değilim.Şirkette geçici olarak çalışıyorum ve patronumda sen değilsin.Şirketi hemen yarın devralıyorsan söyle de bir daha gelmiyim.
Hae Jae bunları söylerken Ho Joong ta arabayı durdurmuştu.Hae Jae sinirle arabadan indi ve kapıyı hızla çarptı.Hae Jae oradan uzaklaşırken Ho Joong ta arkasından bakıyor ve kendi kendine –Sana bu söylediklerini yediricem. Diyordu.
Hae Jae bir otobüse binip eve gelmişti.Çok sinirli ve yorgun olduğu için kimseyle konuşmadan odasına girdi.Annesi Sae Jin çok şaşırmıştı çünkü Hae Jae eve her geldiğinde onu mutlaka öper ve hal hatır sorardı.Oysa şimdi tek kelime bile etmemişti.Annesi odasının kapısının önüne gelip
-Tatlım yemek yemeyecek misin sevdiğin şeyleri yaptım ayrıca ilk iş günün nasıl geçti ? Bir şey söylemeyecek misin ?
-Anne ben banyo yapıp yatıcam.Çok yoruldum bu yüzden konuşmak istemiyorum.
Annesi bir şey olduğunu anlasada üzerine gitmek istememişti.Babasıda eve yorgun argın geldiği için Hae Jae yi sormadı.Hae Jae banyo yaptıktan sonra yatağa uzandı ve sakinleşmeye çalıştı.Ama bunu ne kadar denesede hala aklına Ho Joong un söyledikleri geliyor ve tekrar tekrar sinirleniyordu.Ho Joong sanki onu daha önceden tanıyormuş gibi davranıyordu.Ayrıca çokta ukala ve kendini beğenmiş biriydi.Hae Jae bu tarz insanlardan nefret ederdi.Şimdi onu düşündükçe düşünüyor ve bunu ilginç buluyordu.Ayrıca Ho Joong çokta yakışıklıydı Hae Jae onun gibisini daha önce görmemişti ve –Sevgilisi de çok güzel , tam birbirlerine uyuyorlar.Huy bakımından da aynı olduklarına eminim diyordu.Hae Jae bunları düşünürken telefonu çaldı.Bu saatlerde arayan kişi tabikide unnisiydi.
Hyun Soo –Selam canım naber ?
-İyi unni.
Hyun Soo –Ne o ? Bir şey mi oldu sesin iyi gelmiyor.
-Yoo iyiyim unni sadece biraz yorgunum.
Hyun Soo –Anlatman için oraya mı gelmem gerekiyor.
-Unni bunu şu lanet aletin öbür tarafından nasıl anlayabiliyorsun ilginç doğrusu.
Hyun Soo –Bu lanet aletin öbür tarafında olmam senden uzak olduğum anlamına mı geliyor yani.Kalbim seninle olduğu için sana ne olduysa burada ben de hissediyorum.
-Peki yine sen kazandın.Patronum çok iyi ve sevimli birisi ama oğlu çok aptal.Sürekli bana laf sokuyor ve küçük düşürmeye çalışıyor.Benimle ne derdi var bilmiyorum ama bu çok can sıkıcı.
Hyun Soo gülerek –Belki senden hoşlanmıştır.Erkekler bazen duygularını hemen dile getiremezler ve bu şekilde onlardan kurtulmaya çalışırlar.
-Bunun olması imkansız.Çok fazla güzel bir sevgilisi var.Hem de gördüğüm kadarıyla kızla ruh eşi gibiler.
Hyun Soo –Hmm o zaman sebebini benim anlamamda zor olabilir.Neyse senin için Tae Hoon sunbae ile görüşebilirim eğer rahatsız oluyorsan.
-Hayır unni böyle birşeye gerek yok ben hallederim.
Bu konuşma bu şekilde devam ettikten sonra nihayet bitmişti ve Hae Jae uyumuştu.O uyuduktan sonra babası Joon Ryo odasına girmişti ve onun yorgun yüzünü görünce başını okşayıp ondan özür dilemişti.
Ertesi gün Ho Joong erkenden hazırlandı ve babasını kahvaltı da yakaladı.
-Baba sen bugün şirkete gitme.
-Ne ? Neden ?!
-Çünkü bugün şirketteki işleri ben halledeceğim.
-Oğlum gerçekten önemli işlerim var gitmeliyim.
-Baba ben bu şirketin yönetici adayıyım.Bana izin ver lütfen.
Annesi Yoon Hae de oğlunu destekliyordu.
Yoon Hae –Evet hayatım.Bir kez ona izin vermelisin eminim herşeyi senin kadar iyi yapabilir.
-Tamam tamam peki.Sana güveniyorum oğlum.En iyisini yap. Fighting !
Ho Joong babasının söylediğine gülüp başını sallamıştı.Dışarı çıkınca ise yeni sekreter bakalım bugün şirketi bırakıyor musun görelim demişti.
Ho Joong hemen şirkete gidip babasının odasına kurulmuştu.Hae Jae de şirkete yeni gelmişti ki yanına koşarak İl San geldi.
-Bayan Geum yönetici sizi hemen odasına çağırıyor.
Hae Jae kendi kendine –Aissh ! Bu sefer kesin ondan geç geldiğim için beni azarlayacak diyordu.
Hae Jae acilen yönetici odasına girdi ve şaşkınlıktan gözleri fal taşı gibi açıldı çünkü karşısındaki yönetici Kim değilde Ho Joong tu.
Ho Joong –Nesin sen ? Bu şirketin çalışanı mı yoksa onur kurulu üyesi mi ?
Hae Jae –Sen burda napıyorsun ?
Ho Joong –Sana şirketin benim olduğunu söylemiştim.Hangi cüretle bana sen diye hitap edersin.Efendim diyeceksin anladın mı ?
Hae Jae –Mümkün değil.İmkansız.Ben asla . . .
Ho Joong –Dün söylediğini hatırlıyor musun ? Hemen gideceğini söylemiştin.Seni bekliyorum yani gitmeni . . .
Hae Jae sinirle dişlerini sıkmıştı ve sonra
-Gidemem.Burda kalmaya mecburum ve sana rağmen burda olmaya devam edicem en azından 1 ay boyunca.
-Peki o zaman yeni patronuna alışsan iyi edersin.Şimdi bana ne kadar sözleşme dosyası varsa hepsini getir incelememiz gerek beraber.
Hae Jae söylene söylene odadan çıkmıştı.Ho Joong ta gülüyordu bu işten hoşlanmıştı.Hae Jae tüm dosyalar nerde daha tam olarak bilmiyordu sonuçta burada çok yeniydi.Etrafa bakınıp dosyaları ararken İl San onu gördü.
-Ne yapıyorsunuz ?
-Ah ben sözleşme dosyalarını arıyorum genç yöneticimiz istedide.
-Öyle mi ? Ama onları daha yeni incelemişti.
-Ne ? O zaman neden tekrar istiyor.
-Bilmem.Siz yine de götürün.Genç yöneticimiz çok sinirlidir.İstediği şey zamanında yapılmazsa çok kızar.Dosyalar burda kolay gelsin.
-Peki teşekkür ederim.
İl San gittikten sonra Hae Jae kendi kendine –Sadece beni bu şirketten atmak için bahane arıyor ben anlamıyorum sanki. Dedi ve dosyaları kucaklayıp Ho Joong un odasına götürdü.
Hae Jae elleri dolu olduğu için kapıyı çalamamıştı ve kapıyı zar zor açıp direk içeri dalmıştı.
Ho Joong –Hey ! Bu saygısızlıkta nesi ? Yöneticinin odasına giriyorsun ahıra değil.
Hae Jae –Bunu bilerek yapıyorsun değil mi ?
Ho Joong –Seni ne kadar uyarmalıyım.Kalın kafan ne kadar geç anlıyor.Kiminle konuşuyorsunda bu havadasın.
Hae Jae içinden hakaretler yağdırarak –Peki efendim nasıl isterseniz.
Ho Joong –Şimdi bunları beraber inceleyeceğiz.Yanımda dur.
Hae Jae –Peki efendim.
Ho Joong bu işte çok eğleniyordu.Gün Boyu Hae Jae yi canından bezdirmeyi planlıyordu.Ve bunu düşündükçe Hae Jae nin yanında gülmemek için kendini zor tuttu.
Beraber dosyaları incelerlerken Ho Joong un sorduğu soruları Hae Jae ustalıkla yanıtlıyordu.Ve Ho Joong un şaşkınlığı artıyordu.Hae Jae gerçekten en az onun kadar zekiydi ve bu durum Ho Joong u rahasız ediyordu.Öğle yemeği zamanı geldiğinde Hae Jae
-Efendim izninizle ben yemeğe gidiyorum gelince devam ederiz.
-Nee ? Yemek mi ? Bu işleri bitirmeden ve ben hala burdayken yemeğe gitmeyi mi düşünüyorsun ?
-Ama efendim ben açken verimli çalışamam.
-Verimli çalışmak zorundasın her halükarda anladın mı ?
-Anladım efendim.
Hae Jae uyumlu ve sakin gibi görünsede aslında sinirden çatlamak üzereydi.Ho Joong ta bilerek yemek yemeyecek ve onuda akşama kadar süründürecekti.Beraber dosyaları incelemeye devam ederken Hyun Soo Hae Jae yi arıyordu.Hae Jae telefona bakmak için izin istemeye korkuyordu ama Ho Joong
-Mesai saatlerinde neden telefonunu kapatmıyorsun ? Ah neyse bak şu telefona zil sesi beni delirtecek.
-Teşekkür ederim efendim hemen dönerim.
Diyerek Hae Jae telefona bakmaya gitti.Unnisi onun bugün iş yerinde nasıl olduğunu merak ediyordu ve bu yüzden aramıştı.Hae Jae de fırsatını bulunca içini unnisine döküp odaya geri döndü.Hyun Soo bu durumdan çok rahatsız olmuştu ve bu yüzden Ho Joong u şikayet etmek için Tae Hoon u aradı.Hyun Soo Ho Joong un Hae Jae yi eziyet ettiğini Tae Hoon a anlatmıştı.Tae Hoon çok sinirlendi ve acilen evden çıkıp şirkete geldi.
Bu arada Ho Joong ta Hae Jae ye acımış ve onun yemek yemesine izin vermişti.Kendiside odasında birşeyler atıştırırken odaya şiddetle babası girdi.
Tae Hoon –Ne yapmaya çalışıyorsun Ho Joong ? Neden sekretere eziyet ediyorsun.
Ho Joong –Bu da nerden çıktı baba ?
-Herşeyi biliyorum.Bunu yapmanın amacı ne ?
-Bir amacım yok sadece onu deniyorum.
-Onu ben denerim sen sadece ondan uzak ol yeter.
-Baba anlayamıyorum onu bu kadar korumanın sebebi ne ?
-Çünkü zeki ve şirket için çok büyük kazanımlar yapabilecek biri.
Ho Joong bu duruma çok sinir olmuştu.Ve babasına da karşı gelmek istemiyordu.Bu yüzden sadece susmayı tercih etti.Babası diğer işlerle ilgilenmek için odadan gittiği sırada Hae Jae geldi.Ho Joong çok sinirliydi bu yüzden artık çalışma hevesi falan kalmamıştı.Hae Jae ye dosyaları götürmesini söyledi.Hae Jae şaşırmıştı ama buna da sevinmişti.Dosyaları aldı ve odadan çıktı.Ho Joong bunu biraz daha düşününce Hae Jae nin onu babasına şikayet ettiğini düşündü ve arkasından odadan çıktı.Hae Jae koridorda zar zor yürümeye çalışırken kimsecikler yoktu.Bir an çok şansız olduğunu düşünmeye başladı en azından birileri olsaydı ona yardım edebilirlerdi.Ho Joong ona yetişti ve kolundan tutup kendine çevirdi.Hae Jae hızla ve zorla çevrilince elindeki dosyalar düştü.Ho Joong Hae Jae nin kolunu sıktı ve onu duvara yapıştırdı.Üzerine eğildi ve göz göze geldiler.
Bu İşin sonu Hayırlı Biter mi Ki Acaba ? :) 
_______________________________________________________
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~
|
|
| 07-24-2012 11:46 PM |
|
ChAe~MiN (MM)
Minoz Fan
Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
|
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.
~~ 7 ~~ •°•°
Hae Jae , Ho Joong ile çocukluk anılarını hatırladıkça boğazına düğüm atılmış gibi hissediyordu.Gözleri dolmuştu ve şok olmuştu.Yıllar önce birbirlerini unutmamak için yemin eden bu çocuklar şimdi düşman gibiydi.En kötüsüde Hae Jae onu hatırlayamamış o da Hae Jae yi hatırlayamamıştı.Hae Jae onsuz geçirdiği ve yalnızlığa alışmaya çalıştığı zamanları hatırladıkça ölecekmiş gibi hissediyordu.Çünkü hayatının en zor dönemlerini onun yokluğunda geçirmişti ve hiç arkadaşı olmamıştı.Şimdi ise o çocuk Hae Jae yi hatırlayamamış dahası da nefret ediyordu.Hae Jae herşeyi akışına bırakmalıydı.Eğer o da Hae Jae yi hatırlayıp eskisi gibi olmak isterse Hae Jae bunu kabul ederdi ama şimdi gidip ona kendini hatırlatmaya çalışmayacaktı.Hep onu unutmaktan korkarak yaşayan Hae Jae kabus gördüğünde yanında sarılacak kimsesi olmamıştı.Yalnızlıını ve anlattığı tek şey günlüğüydü ama artık onuda boşlamış olacağını fark etti.Hae Jae eve gelince yine kendini direk odasına attı.Annesi onun bu haline çok endişeleniyordu ama sormayada çekiniyordu.Bu yüzden yine onu kendi haline bırakmayı tercih etti.Nasılsa onun yerini aratmayacak biri vardı.
Hae Jae kendini yatağa atıp Ho Joong’u düşünüyordu.Çok değişmişti , Çok yakışıklı ve havalı olmuştu onu nasıl tanıyabilirdi ki.Sonuçta üzerinden 12 yıl geçmişti.Hemen kalkıp günlüğünü buldu.Ve son sayfaya onu bulduğum gün diyerek günün tarihini attı.İçi hiç rahat değildi ama bunu Hyun Soo ya anlatmayacaktı.
Ertesi gün Hae Jae yine biraz durgun bir şekilde okula gitti.Koridorda dalgın bir şekilde yürürken Yo Min onu gördü ve sinsice onu takip etmeye başladı.Sonrada Hae Jae ye hızlıca dokundu ve onu korkuttu.Hae Jae çok korkmuştu ama yinede Yo Min ‘ i görünce gülümsemeye başladı.
Hae Jae –Sen miydin ? Korkuttun beni.
Yo Min –Hey ! Bu okulda böyle dalgın olmamalısın.Başına ne geleceği belli olmaz.Özelliklede senin gibi güzel ve zeki bir kız daha ne olduğunu anlayamadan kaçırılabilir.
Hae Jae –Beni kim ne yapsın , boşver.Kaçıranlara gönderilmiş bir ceza olurum ancak.
Yo Min gülerek –Senin gibi bir cezanın başıma gelmesini isterdim doğrusu.
Hae Jae , Yo Min ‘e hayranlıkla bakıyordu.Çünkü daha önce hiç böyle sözler duymamıştı ve bu aklındakileri sildiği gibi onun hoşunada gidiyordu.Yo Min de onun gülümsemesini gördüğü için gülümsüyordu ama aslında hiç te böyle biri değildi.
Hae Jae okulda hukuk bölümünün 1.bursu olduğu için örnek semineri onun vermesi gerkiyordu.Bundan haberdar olunca resmen delirecekmiş gibi hissetti.Çünkü eğer büyülüyeci bir konuşma yapmazsa rezil olması kaçınılmazdı.Hae Jae hemen konferans salonunu bulup kendini oraya attı.Ve oranın atmosferinden faydalanarak konuşma hazırlmayı planlıyordu.
Hae Jae orda kendi kendine konuşurken okulu incelemeye devam ederek konferans salonuna uğrayan Ho Joong u fark etmemişti.Ho Joong ta salona bakarken Hae Jae yi görünce şaşırdı.Orada ne yaptığını merak etti ve izlemek istedi.Ho Joong arka koltukalrdan birine oturarak Hae Jae yi izlemeye başalamıştı.Hae Jae ise önce konuşmaya saçma sapan başlıyor sonra –Aishh böyle olmaz tabikide deyip başını kaşıyordu.Ho Joong ister istemez onun bu hareketlerine gülüyordu.Çünkü Hae Jae çok sevimli görünüyordu. Birkaç denemeden sonra Hae Jae nihayet konuşmasını tamamlamıştı ve sevinirken biri onu alkışlamaya başladı.Hae Jae , Ho Joong u görünce şok oldu bu çocuk onu izlemişmiydi yani.
Ho Joong –Gerçekten göründüğünün tersine etkileyicisin.İlk defa yaptığın bireyi beğendim.
Hae Jae –Hey ! Senin beğenine ihtiyacım yok.Neden izinsiz başkalarını gözetliyorsun ?
Ho Joong hafifçe gülerek –Gözetlemek mi ? Nasıl olsa bunu bizim için yapmayacak mısın ? Ben biraz erken izlemiş oldum ne var bunda ?
Hae Jae söyleyecek kelime bulamıyordu.Onunla kavga etmemeliydi.Ne de olsa hala en sevdiği insan sayılırdı.Sonuçta Ho Joong onu hatırlamasa da o Ho Joong u biliyordu.
Hae Jae hiçbirşey söylemeden ordan ayrılırken Ho Joong ta arkasından bakıp
-Demek beni umursamıyorsun haa.Tamam ben de seni umursamıyorum zaten.
Hae Jae heryerde Yo Min ‘i arıyordu.Yo Min ise arkadaşlarıyla oturmuş birşeyler içerken
Dong Chu –O yanındaki kız kimdi ? Yeni mi ?
Chan Suk –Aah ! Cidden güzel kızdan anlıyorsun.Bununla ne kadar sürecek ?
Yo Min –Kesin saçmalamayı.Onun gibi biriyle çıkarmıyım ben hiç.Hukuk bölümünün 1.bursu ayrıca safın teki.Bir erkeğin ne istediğini anlayamayacak ve mutlu edemeycek kadar aptal.
Yo Min bunları söylerken Hae Jae de duymuştu ve resmen şok olmuştu.
Hae Jae –Evet aptalın tekiyim.Çok safım ama ben sana göre değil sen bana göre değilsin anladın mı ? İnsanları doğru tanıma konusunda gerçekten kötüymüşüm.
Yo Min neye uğradığına şaşırmıştı.Bunları söylerken Hae Jae nnin duyabileceğini aklına bile getirmemişti.Hae Jae gözleri dolmuş bir şekilde hızla ordan uzaklaşırken karşısına Ho Joong çıktı.Hae Jae ve Ho Joong birbirlerine şaşkın şaşkın bakıyorlardı ve Hae Jae dokunsan ağlayacak gibiydi.Hae Jae Ho Joong a öyle bakarken eski günleri aklına geldi ne de olsa her ağladığında ona sarılırdı ve kendini tutamayıp yine Ho Joong a sarılmıştı.Çevredeki herkes onlara bakıyordu ve Ho Joong çok rahatsız olmuştu bu yüzden Hae Jae yi iterek
-Ne yaptığını sanıyorsun sen ? dedi.
Hae Jae , Ho Joong böyle bir tepki verince iyice kötü olmuştu ve kendini tutamayarak ağlamaya başladı.Ho joong ona bakarken o da koşarak uzaklaştı.Ho Joong ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ama işin içinden çıkamazdı.Çünkü biraz önce onu takmadan çekip giden kız neden bir anda ona böyle sarılmıştı.
Hae Jae sakinleşmek için güzel bir yer bulmuştu.Aslında yeni tanıştığı Yo Min ‘in bunları söylemesi gerçekten ağır olmayabilirdi ama yıllar önce en sevdiği kişi olan Ho Joong un böyle yapması onu gerçekten çok incitmişti.Hae Jae , Ho Joong un onu hatırlayabileceği ihtimalini tamamen unutmuştu artık.Çünkü Ho Joong çok değişmişti.
Ho Joong düşünceli bir şekilde koridorda ilerlerken karşısına Jin Min çıktı.Jin Min , Ho Joong u öyle düşünceli görünce çok şaşırdı ve sebebini merak etti.
Jin Min –Neyin var ?
Ho Joong –Hiçbir şey. Auhh Jin Min sen bizim bölümün 1.bursu olan kızın adını biliyor musun ?
Jin Min –Ahh ! Sanki duymuştum ama şimdi hatırlayamadım maalesef.Neden sordun ?
Ho Joong –Hiç sadece biraz sinir bozucu olduğunu düşünüyorum.Adını merak ettim ama merak etmeye değecek biri değil nasılsa.
Ho Joong ile Jin Min yürümeye devam ediyorlarken karşılarına Yo Min çıktı.Yo Min , Ho Joong a dik dik bakıyordu.Çünkü Hae Jae ona sarılınca Ho Joong onu itmişti.Hae Jae yi o hale sokan kendi olmasına rağmen yinede Ho Joong un yaptığını çok kabaca bulmuş ve ona kızmıştı.Yo Min bu düşüncelerle ona sert sert bakıp gitti.Ho Joong bu sefer de bunun nedenini anlayamıyordu.Ama bunu da kafasına takacak değildi bu yüzden Jin Min ile oradan uzaklaştı.
Hae Jae sonunda biraz sakinleşmişti ve gün boyu derslere girmemişti.Yinede okuldaydı o halde eve nasıl gidebilirdi.Hae Jae derslere girmeyince Ho Joong ta merak eder gibi olmuştu ama tabi bunu istemediği için her seferinde boşver neden onu düşünüyorum deyip duruyordu.Derslerin bitiminde Yo Min Hae Jae yi okul kapısında beklerken Hae Jae üzgün ve yorgun bir şekilde geliyordu.
Yo Min –Seninle konuşmalıyız ben aslında . . .
Hae Jae onun yüzüne bile bakmıyordu ve umursamıyordu.Yo Min Dayanamayarak onun kolundan tutup kendine çekerken
-Hey ! Geum Hae Jae sadece beni dinlemeni istiyorum diyerek bağırmıştı.Tam o sırada Ho Joong ta arabasına binecekti ki onları gördü.Ve Yo Min in söylediğini duydu.Bu çocuk ne demişti ? O kızın adı Geum Hae Jae miydi ? Ho Joong Hae Jae ye bakarken Hae Jae de onu görmüştü ve ona bakıyordu.Gözgöze gelmişlerdi ve Ho Joong Hae Jae yi hatırlamıştı. ---
Bizi izlemeye devam edin . ---- =)
_______________________________________________________
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~
|
|
| 07-27-2012 08:07 PM |
|
ChAe~MiN (MM)
Minoz Fan
Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
|
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
~~ 9 ~~
Not: Arkadaşlar Lütfen Senaryomuzun Yorum Bölümüne Yorum Atalım.Benim İçin Önemli ^^ Ayrıca bu bölümü geciktirdiğim için özür dilerim.
= Kalbim her attığında seni duyuyorum , kalbimi duyuyor musun =
Yo Min fikrini sevmişti.Daha önce hiçbir kız ona hayır diyememişti.Ama Hae Jae onu reddedebilirdi.Bu yüzden bu riski düşünmesi durumu daha da eğlenceli hale getirecekti.
Hae Jae sinirli bir şekilde koridorda yürüyordu.1.derside kaçırmıştı.Bu çocuğun derdi neydi anlayamıyordu.Hem arkasından onlarca laf etmiş hemde özür diliyordu.Hae Jae bu tip tutarsız insanlardan nefret ederdi.Bu yüzden düşündükçe sinirleniyordu.Ho Joong ise dersten acele ile çıkmış her yerde Hae Jae ‘ yi arıyordu.Mutlaka bir şey olmuş olmalıydı ki Hae Jae ortadan kaybolmuştu.Bahçede gördüğü bir kız topluluğuna Hae Jae yi gördünüz mü diye sorsada Hae Jae daha okulda tanınmıyordu.Ho Joong deli gibi Hae Jae ‘ yi ararken Yo Min onu gördü.
Yo Min –Hae Jae’yi mi arıyorsun ?
Ho Joong –Evet.Onu gördün mü ?
Yo Min –Hayır görmedim.
Ho Joong hemen aceleyle ordan ayrılmıştı.Yo Min ise arkasından bakıp gülmüştü.Açıkçası Ho Joong ‘ un Hae Jae ‘ den hoşlandığını hemen anlamıştı.Ve bu da daha zevkli olacaktı.Hae Jae ‘ yi kendine aşık edecek ve Ho Joong’tan tamamen koparacaktı.
Ho Joong ‘un bakmadığı yer kalmamıştı.Sonunda sınıfa geri dönmüştü ki Hae Jae ‘ nin onun sırasının yanında oturduğunu gördü.Derin bir oh çekip Hae Jae ‘nin yanına gitti.
-Neredeydin.Seni merak ettim.
Hae Jae –Ahh öyle mi ? Üzgünüm birini gördüm de konuşmaya dalmışım.
Ho Joong –Dersi bile unutacak kadar ne konuşmasıymış bu ?
Hae Jae –Sakin ol.Önemli bir şey değil.Burdayım işte neden bu kadar telaşlısın ?
Ho Joong –Hiç ben sadece. . . Ne var bunda kardeşimi koruyamaz mıyım ?
Hae Jae istemsiz bir şekilde başını sallamıştı ama Ho Joong bunu anlayamamıştı.
Ders bitişinde Hae Jae ile Ho Joong çıkarlarken Jin Min Ho Joong ‘ u bekliyordu.
Jin Min –Ho Joong sshi ! Hadi beraber birşeyler içelim.Oturur birazda konuşuruz.
Ho Joong –Olur.Hae Jae sende gel.
Hae Jae hala onların çıktıklarını düşündüğü için kabul etmemişti ve tek başına bahçede yürüyordu.Yo Min ‘ de onu izliyordu ve yine arkasından sinsice yaklaşarak
-Böööh !
Hae Jae yine dalgın olduğu için korkmuştu.
Hae Jae –Napıyorsun sen yine ? Beni öldürmeye mi çalışıyorsun ? Neden böyle gizlice yaklaşıyorsun anlamıyorum ?
Yo Min –Düzgünce yaklaşırsam benimle konuşurmuydun sanki ?
Hae Jae –O da doğru.Ve şimdi de konuşmak istemiyorum.
Hae Jae gidecekti ki Yo Min kolunu tuttu ve -Seninle ciddi bir şekilde konuşmak istiyorum ama içecek birşeyler alalım.
Hae Jae onun ne kadar ciddi ve samimi olduğunu anlamıştı bu yüzden kabul etti.Yo Min içecek birşeyler getirdikten sonra
Yo Min –Sana neden öyle şeyler söyledim bilmiyorum.Ama istemsiz olduğu kesindi.Ben sadece birşeyleri kabullenmek istemedim sanırım.Beni tanımıyorsun ama genelde böyle şeyler söyleyen biri değilimdir.
Hae Jae –Sonuçta söyledin.Hemde hiç haketmediğim halde.
Yo Min –Evet kesinlikle hak etmemiştin ama seninle beni farklı gördüler.Yani açıkçası seni de diğer kızlar gibi gördüğümü sandılar ve hakkında aptalca yorumlar yapacaklardı.Bu yüzden bunlara engel olmak için söylemiştim.Seninle görüşmemi farklı görmesinler diye.
Hae Jae , Yo Min ‘ e şüpheyle bakıyordu ama Yo Min çok samimi ve dürüst görünüyordu.Hae Jae bakışlarını onun yüzüne yoğunlaştırarak gözlerini devirdi ve
-Peki tamam sana arkadaşım olman için bir şans daha vereceğim.Bunu iyi kullan.
Yo Min bir çocuk gibi sevinmişti ve cevap bile vermeden sevinçle başını sallıyordu.Hae Jae onu öyle görünce hiç istemesede gülümsemişti.Çünkü Yo Min ‘ de onu gülümseten bir şey vardı.
Ho Joong ile Jin Min’de birşeyler içerlerken söze Jin Min başladı.
-Hae Jae ile bir anda nasıl böyle olabildin ?
-Hae Jae ve ben çocukluk arkadaşıyız.Neredeyse kardeş gibi büyümüştük ama ayrılmak zorunda kaldık.Aradan yıllar geçince birbirimizi tanıyamamıştık , tesadüfen durum ortaya çıktığında yeniden birleştik.Ve asla ayrılamayız.
-Ona karşı sadece arkadaşlık gözüyle mi bakıyorsun ?
-Hayır daha ötesi ailemden bir parça gibi.
Jin Min bunları duyduğuna rahatlamıştı.Henüz adını koymak için erkendi ama Ho Joong’tan hoşlanmaya başlamıştı.Ho Joong ise kalbinde Hae Jae’nin aşkının hala nasıl bu kadar güçlü olduğuna şaşırıyordu.
Ho Joong ile Jin Min cafede otururlarken Ho Joong camdan dışarıyı izlemeye başladı.Ve o anda bir ağacın altındaki bankta Hae Jae ile Yo Min ‘i gördü.Hae Jae çok neşeli görünüyordu ve sürekli gülümsüyordu.Yo Min ile sohbet etmek onu çok rahatlatmıştı.Ho Joong ise gördüğü manzaradan pek hoşlanmamıştı.Hae Jae ile Yo Min arasında birşeyler mi vardı.
Yo Min , aniden Hae Jae ‘nin elini tuttu ve
-Seni biryere götürmem lazım benimle gelmek zorundasın.
-Nee ? Nedenmiş , hayır istemiyorum.
-Benimle gelmezsen elini hiç bırakmam ve nereye gidersen git ben seninle gelirim.
Hae Jae Yo Min ‘ e gülümseyerek başını salladı.Ho Joong’ta karşıdan olanları izliyordu ve yerinde duramıyordu.Aynı zamanda bunu Jin Min’e de hissettirmemeye çalışıyordu.Jin Min ise Ho Joong’u anlamıyor durmadan birşeyler anlatıp gülüyordu.Ama Ho Joong onu dinlemiyordu.
Yo Min Hae Jae yi konferans salonuna götürdü ve
-Boş boş durmaktan başka işin yok.Yakında kendini tanıtım semineri vereceksin.Bu okulda seni örnek almak isteyenler olabilir.Hemen konuşmanı hazırla.
Hae Jae –Ahh ! Evet onu nasılda unuttum.Ama ben zaten konuşmamı hazırlamıştım ki.
Yo Min –Peki o zaman.Burada tekrar prova yap.Hem bende dinlerim.
Hae Jae bunu kabul etmişti ve konuşmasını tekrar yaptı.Yo Min konuşmayı beğenmişti.
Hae Jae –Beğeneceğini biliyordum çünkü Ho Joong’ta beğendi.
Yo Min , Hae Jae ‘ye huysuz bir bakış attıktan sonra
-Boşver.Bu konuşmayı pek beğenmedim.Sen yine de içinden geldiği gibi konuş.
Hae Jae ona tuhaf tuhaf bakıyordu.İçinden bu çocuk gerçekten çok tutarsız diye geçirmeyi de unutmamıştı.Yo Min tekrar onun elinden tuttu ve konferans salonundan çıkardı.
Yo Min –Seni götürmek istediğim başka bir yer daha var.
Dedikten sonra Ho Joong ve Jin Min ‘i karşılarında gördüler.Ho Joong bu duruma iyice tahammül edemez hale gelmişti ve Yo Min’in elini çekip Hae Jae’nin elini hızla tutarak
-Aileninin karşısına çıkma zamanım geldi.Sıra sende , gidiyoruz.
Diyerek Hae Jae’yi arabanın yanına götürdü.Hae Jae çok şaşırmış bir durumdaydı ve Ho Joong’un bu davranışına anlam verememişti.Jin Min ile çıktıklarını bilmese neredeyse Ho Joong’un da onu kıskandığını ve sevdiğini düşünecekti.
Jin Min ise tamamen orda Ho Joong ‘un arkasından bakakalmıştı.Bu davranışa anlam verememişti ama sinirinden delirmek üzereydi.Yo Min de sinir olmuş olmasına rağmen gülüyordu.Çünkü Ho Joong’un davranışları çok çocuksu ve gülünçtü.Onu bu duruma düşürmek hoşuna gidecekti ve iddaayı daha da zevkli hale getirecekti.
Ho Joong , Hae Jae ye arabaya binmesini söylüyordu ama Hae Jae binmemişti.Çünkü dersler bitmemişti.
Ho Joong –Nereye gidiyorsun ? Yahh ! Geum Hae Jae ? Nereye ?
Hae Jae –Yahh ! Dersler bitmeden eve nasıl gidebiliriz.
Ho Joong –Boşver.Sadece ailenle görüşmek istiyorum.O çocuğun yanına geri dönme hadi gidiyoruz.
Ho Joong , Hae Jae’yi arabaya bindirmişti.Ve sonunda eve geldiklerinde ikiside çok heyecanlıydı.Ho Joong , Hae Jae’nin ailesini görmeyi çok istiyordu acaba onlar da Ho Joong’u hatırlayabilecekler miydi merak ediyordu.
Hae Jae –Hadi ! Gidelim.
Ho Joong –Peki.Önden yürü bakalım.
Hae Jae gülümseyerek eve doğru yürüdü ve zile bastı.Bir dakika sonra annesi kapıyı açtı ve Hae Jae’nin annesi Sae Jin , Ho Joong’u hemen hatırlayıp boynuna sarıldı.
Sae Jin –Ho Joong sshi ! Sensin değil mi ? Omo ne kadar da yakışıklı olmuşsun gözlerime inanamıyorum sensin.
Ho Joong Sae Jin’in onu hemen hatırlamasına çok sevinmişti.İçeri girdiklerinde Hae Jae’nin babası da Ho Joong’u hemen tanımıştı.Ama nasıl oldu da Hae Jae ile Ho Joong birbirlerini hatırlayamamışlardı.Birbirlerinide seviyor olmalarına rağmen.
Sae Jin ve Joon Ryo onların aynı okulda hatta aynı sınıfta olduklarına çok sevinmişlerdi.Beraber yemek yedikten sonra sohbet etmeye başlamışlardı ki Sae Jin dayanamayıp bir soru sordu.
Sae Jin –Ho Joong sshi! Bir kız arkadaşın var mı ? Eminim vardır.Çok yakışıklı ve zeki bir gençsin peşinde bir çok kız olduğuna eminim.
Ho Joong biraz utangaç bir şekilde başını öne eğerek gülümsedi.Hae Jae ‘ de dikkatlice ona bakıyordu.Jin Min ile çıktığını söylemesini beklerken
Ho Joong –Hayır yok.Evet şuana kadar birçok kız peşimdeydi ama hiç biri ilgimi çekmedi.Ben uzun süredir birinden hoşlanıyorum ama daha aramızda bir şey yok.Sadece yakında ona duygularımı açacağım doğru zamanı bekliyorum.
Hae Jae duyduklarına inanamamıştı.Jin Min ile Ho Joong sadece arkadaşlarmıydı.O zaman Ho Joong’un bugün ki davranışları neydi ? Acaba Hae Jae ‘yi kıskanmış mıydı ? Hae Jae aklından bunları geçiriyordu.Ho Joong’un ondan hoşlandığını anladı mı ?
_______________________________________________________
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~
|
|
| 08-05-2012 10:48 PM |
|