Konu Kapalı 
 
Değerlendir:
  • 6 Oy - 4.33 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
Yazar Mesaj
ChAe~MiN (MM) Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
Mesaj: #8
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
 
facebook share twittershare
Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.


~~ 5 ~~
*_* En Kötüsüdür Canın Gibi Severken Yüzünü Bile Hatırlayamamak , Geçmişin Baş Tacı Yaptığın Kişinin Sesini Bile Tanıyamamak . . . *_*

Ortam baya gergindi.Hae Jae ile Ho Joong birbirlerine dik dik bakarlarken bu sessizliği Hae Jae bozdu.
-Kendim giderim.Babanın söylediğini yapmak zorunda değilsin.Sadece evet bıraktım demen yeterli.
Ho Joong ona hala düşmanca bakıyordu.Hae Jae de söyleyeceği söledikten sonra tam gidiyordu ki Ho Joong
-Dur ! Seninle konuşmak istediğim bazı şeyler var.Gidelim.
Hae Jae de itiraz etmemişti.Sonuçta barış isteyen biri reddedilemezdi.Hemen arabaya bindiler.Yola çıktıklarında söze Ho Joong başladı.
-Aynı okulda olacağımızı duydum.
-Evet sanırım öyle olacak.
-Hukuk bölümünün 1. Bursu sen misin ?
-Evet sanırım.
-Senin gibi biri nasıl olabildi acaba merak ediyorum.
-Görende beni uzun zamandır tanıyosun sanır.Daha adımı bile bilmiyorsun.
-Boşver adını falan bilmeme gerek yok.Herkesle tanışmak seviyesizliktir.
-Durdur arabayı.Ben senin istediğin zaman laf sokabileceğin biri değilim.Şirkette geçici olarak çalışıyorum ve patronumda sen değilsin.Şirketi hemen yarın devralıyorsan söyle de bir daha gelmiyim.
Hae Jae bunları söylerken Ho Joong ta arabayı durdurmuştu.Hae Jae sinirle arabadan indi ve kapıyı hızla çarptı.Hae Jae oradan uzaklaşırken Ho Joong ta arkasından bakıyor ve kendi kendine –Sana bu söylediklerini yediricem. Diyordu.
Hae Jae bir otobüse binip eve gelmişti.Çok sinirli ve yorgun olduğu için kimseyle konuşmadan odasına girdi.Annesi Sae Jin çok şaşırmıştı çünkü Hae Jae eve her geldiğinde onu mutlaka öper ve hal hatır sorardı.Oysa şimdi tek kelime bile etmemişti.Annesi odasının kapısının önüne gelip
-Tatlım yemek yemeyecek misin sevdiğin şeyleri yaptım ayrıca ilk iş günün nasıl geçti ? Bir şey söylemeyecek misin ?
-Anne ben banyo yapıp yatıcam.Çok yoruldum bu yüzden konuşmak istemiyorum.
Annesi bir şey olduğunu anlasada üzerine gitmek istememişti.Babasıda eve yorgun argın geldiği için Hae Jae yi sormadı.Hae Jae banyo yaptıktan sonra yatağa uzandı ve sakinleşmeye çalıştı.Ama bunu ne kadar denesede hala aklına Ho Joong un söyledikleri geliyor ve tekrar tekrar sinirleniyordu.Ho Joong sanki onu daha önceden tanıyormuş gibi davranıyordu.Ayrıca çokta ukala ve kendini beğenmiş biriydi.Hae Jae bu tarz insanlardan nefret ederdi.Şimdi onu düşündükçe düşünüyor ve bunu ilginç buluyordu.Ayrıca Ho Joong çokta yakışıklıydı Hae Jae onun gibisini daha önce görmemişti ve –Sevgilisi de çok güzel , tam birbirlerine uyuyorlar.Huy bakımından da aynı olduklarına eminim diyordu.Hae Jae bunları düşünürken telefonu çaldı.Bu saatlerde arayan kişi tabikide unnisiydi.
Hyun Soo –Selam canım naber ?
-İyi unni.
Hyun Soo –Ne o ? Bir şey mi oldu sesin iyi gelmiyor.
-Yoo iyiyim unni sadece biraz yorgunum.
Hyun Soo –Anlatman için oraya mı gelmem gerekiyor.
-Unni bunu şu lanet aletin öbür tarafından nasıl anlayabiliyorsun ilginç doğrusu.
Hyun Soo –Bu lanet aletin öbür tarafında olmam senden uzak olduğum anlamına mı geliyor yani.Kalbim seninle olduğu için sana ne olduysa burada ben de hissediyorum.
-Peki yine sen kazandın.Patronum çok iyi ve sevimli birisi ama oğlu çok aptal.Sürekli bana laf sokuyor ve küçük düşürmeye çalışıyor.Benimle ne derdi var bilmiyorum ama bu çok can sıkıcı.
Hyun Soo gülerek –Belki senden hoşlanmıştır.Erkekler bazen duygularını hemen dile getiremezler ve bu şekilde onlardan kurtulmaya çalışırlar.
-Bunun olması imkansız.Çok fazla güzel bir sevgilisi var.Hem de gördüğüm kadarıyla kızla ruh eşi gibiler.
Hyun Soo –Hmm o zaman sebebini benim anlamamda zor olabilir.Neyse senin için Tae Hoon sunbae ile görüşebilirim eğer rahatsız oluyorsan.
-Hayır unni böyle birşeye gerek yok ben hallederim.
Bu konuşma bu şekilde devam ettikten sonra nihayet bitmişti ve Hae Jae uyumuştu.O uyuduktan sonra babası Joon Ryo odasına girmişti ve onun yorgun yüzünü görünce başını okşayıp ondan özür dilemişti.
Ertesi gün Ho Joong erkenden hazırlandı ve babasını kahvaltı da yakaladı.
-Baba sen bugün şirkete gitme.
-Ne ? Neden ?!
-Çünkü bugün şirketteki işleri ben halledeceğim.
-Oğlum gerçekten önemli işlerim var gitmeliyim.
-Baba ben bu şirketin yönetici adayıyım.Bana izin ver lütfen.
Annesi Yoon Hae de oğlunu destekliyordu.
Yoon Hae –Evet hayatım.Bir kez ona izin vermelisin eminim herşeyi senin kadar iyi yapabilir.
-Tamam tamam peki.Sana güveniyorum oğlum.En iyisini yap. Fighting !
Ho Joong babasının söylediğine gülüp başını sallamıştı.Dışarı çıkınca ise yeni sekreter bakalım bugün şirketi bırakıyor musun görelim demişti.
Ho Joong hemen şirkete gidip babasının odasına kurulmuştu.Hae Jae de şirkete yeni gelmişti ki yanına koşarak İl San geldi.
-Bayan Geum yönetici sizi hemen odasına çağırıyor.
Hae Jae kendi kendine –Aissh ! Bu sefer kesin ondan geç geldiğim için beni azarlayacak diyordu.
Hae Jae acilen yönetici odasına girdi ve şaşkınlıktan gözleri fal taşı gibi açıldı çünkü karşısındaki yönetici Kim değilde Ho Joong tu.
Ho Joong –Nesin sen ? Bu şirketin çalışanı mı yoksa onur kurulu üyesi mi ?
Hae Jae –Sen burda napıyorsun ?
Ho Joong –Sana şirketin benim olduğunu söylemiştim.Hangi cüretle bana sen diye hitap edersin.Efendim diyeceksin anladın mı ?
Hae Jae –Mümkün değil.İmkansız.Ben asla . . .
Ho Joong –Dün söylediğini hatırlıyor musun ? Hemen gideceğini söylemiştin.Seni bekliyorum yani gitmeni . . .
Hae Jae sinirle dişlerini sıkmıştı ve sonra
-Gidemem.Burda kalmaya mecburum ve sana rağmen burda olmaya devam edicem en azından 1 ay boyunca.
-Peki o zaman yeni patronuna alışsan iyi edersin.Şimdi bana ne kadar sözleşme dosyası varsa hepsini getir incelememiz gerek beraber.
Hae Jae söylene söylene odadan çıkmıştı.Ho Joong ta gülüyordu bu işten hoşlanmıştı.Hae Jae tüm dosyalar nerde daha tam olarak bilmiyordu sonuçta burada çok yeniydi.Etrafa bakınıp dosyaları ararken İl San onu gördü.
-Ne yapıyorsunuz ?
-Ah ben sözleşme dosyalarını arıyorum genç yöneticimiz istedide.
-Öyle mi ? Ama onları daha yeni incelemişti.
-Ne ? O zaman neden tekrar istiyor.
-Bilmem.Siz yine de götürün.Genç yöneticimiz çok sinirlidir.İstediği şey zamanında yapılmazsa çok kızar.Dosyalar burda kolay gelsin.
-Peki teşekkür ederim.
İl San gittikten sonra Hae Jae kendi kendine –Sadece beni bu şirketten atmak için bahane arıyor ben anlamıyorum sanki. Dedi ve dosyaları kucaklayıp Ho Joong un odasına götürdü.
Hae Jae elleri dolu olduğu için kapıyı çalamamıştı ve kapıyı zar zor açıp direk içeri dalmıştı.
Ho Joong –Hey ! Bu saygısızlıkta nesi ? Yöneticinin odasına giriyorsun ahıra değil.
Hae Jae –Bunu bilerek yapıyorsun değil mi ?
Ho Joong –Seni ne kadar uyarmalıyım.Kalın kafan ne kadar geç anlıyor.Kiminle konuşuyorsunda bu havadasın.
Hae Jae içinden hakaretler yağdırarak –Peki efendim nasıl isterseniz.
Ho Joong –Şimdi bunları beraber inceleyeceğiz.Yanımda dur.
Hae Jae –Peki efendim.
Ho Joong bu işte çok eğleniyordu.Gün Boyu Hae Jae yi canından bezdirmeyi planlıyordu.Ve bunu düşündükçe Hae Jae nin yanında gülmemek için kendini zor tuttu.
Beraber dosyaları incelerlerken Ho Joong un sorduğu soruları Hae Jae ustalıkla yanıtlıyordu.Ve Ho Joong un şaşkınlığı artıyordu.Hae Jae gerçekten en az onun kadar zekiydi ve bu durum Ho Joong u rahasız ediyordu.Öğle yemeği zamanı geldiğinde Hae Jae
-Efendim izninizle ben yemeğe gidiyorum gelince devam ederiz.
-Nee ? Yemek mi ? Bu işleri bitirmeden ve ben hala burdayken yemeğe gitmeyi mi düşünüyorsun ?
-Ama efendim ben açken verimli çalışamam.
-Verimli çalışmak zorundasın her halükarda anladın mı ?
-Anladım efendim.
Hae Jae uyumlu ve sakin gibi görünsede aslında sinirden çatlamak üzereydi.Ho Joong ta bilerek yemek yemeyecek ve onuda akşama kadar süründürecekti.Beraber dosyaları incelemeye devam ederken Hyun Soo Hae Jae yi arıyordu.Hae Jae telefona bakmak için izin istemeye korkuyordu ama Ho Joong
-Mesai saatlerinde neden telefonunu kapatmıyorsun ? Ah neyse bak şu telefona zil sesi beni delirtecek.
-Teşekkür ederim efendim hemen dönerim.
Diyerek Hae Jae telefona bakmaya gitti.Unnisi onun bugün iş yerinde nasıl olduğunu merak ediyordu ve bu yüzden aramıştı.Hae Jae de fırsatını bulunca içini unnisine döküp odaya geri döndü.Hyun Soo bu durumdan çok rahatsız olmuştu ve bu yüzden Ho Joong u şikayet etmek için Tae Hoon u aradı.Hyun Soo Ho Joong un Hae Jae yi eziyet ettiğini Tae Hoon a anlatmıştı.Tae Hoon çok sinirlendi ve acilen evden çıkıp şirkete geldi.
Bu arada Ho Joong ta Hae Jae ye acımış ve onun yemek yemesine izin vermişti.Kendiside odasında birşeyler atıştırırken odaya şiddetle babası girdi.
Tae Hoon –Ne yapmaya çalışıyorsun Ho Joong ? Neden sekretere eziyet ediyorsun.
Ho Joong –Bu da nerden çıktı baba ?
-Herşeyi biliyorum.Bunu yapmanın amacı ne ?
-Bir amacım yok sadece onu deniyorum.
-Onu ben denerim sen sadece ondan uzak ol yeter.
-Baba anlayamıyorum onu bu kadar korumanın sebebi ne ?
-Çünkü zeki ve şirket için çok büyük kazanımlar yapabilecek biri.
Ho Joong bu duruma çok sinir olmuştu.Ve babasına da karşı gelmek istemiyordu.Bu yüzden sadece susmayı tercih etti.Babası diğer işlerle ilgilenmek için odadan gittiği sırada Hae Jae geldi.Ho Joong çok sinirliydi bu yüzden artık çalışma hevesi falan kalmamıştı.Hae Jae ye dosyaları götürmesini söyledi.Hae Jae şaşırmıştı ama buna da sevinmişti.Dosyaları aldı ve odadan çıktı.Ho Joong bunu biraz daha düşününce Hae Jae nin onu babasına şikayet ettiğini düşündü ve arkasından odadan çıktı.Hae Jae koridorda zar zor yürümeye çalışırken kimsecikler yoktu.Bir an çok şansız olduğunu düşünmeye başladı en azından birileri olsaydı ona yardım edebilirlerdi.Ho Joong ona yetişti ve kolundan tutup kendine çevirdi.Hae Jae hızla ve zorla çevrilince elindeki dosyalar düştü.Ho Joong Hae Jae nin kolunu sıktı ve onu duvara yapıştırdı.Üzerine eğildi ve göz göze geldiler.

Bu İşin sonu Hayırlı Biter mi Ki Acaba ? :) Ba
 
_______________________________________________________

[Resim: 752x.png]
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~

07-24-2012 11:46 PM
Tüm Mesajlarını Bul
ChAe~MiN (MM) Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
Mesaj: #9
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
 
Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.


~~ 6 ~~

--- İnsan alnında yazılanı görebilseydi , Yine sana Bu kadar Acı çektirir miydim Acaba ---

Ho Joong , Hae Jae ‘nin gözlerine dik dik bakıyordu.Sinirli olduğu her halinden belli oluyordu.Hae Jae ne yapacağını şaşırmıştı sebebini anlayamıyordu.Ters birşeyde yapmamıştı ama Ho Joong niye böyleydi.Sonunda Ho Joong sessizliğini bozarak
-Git Burdan . . .
-Ne ?! Anlayamadım ne demek istiyorsun.
-Bu şirketten hemen defolup gitmeni istiyorum.Sana tahammülüm yok.Daha fazla huzurumu bozma ve git burdan.
Hae Jae Ho Joong ‘ un eline kolundan çekmiş ve onu geri itmişti.
-Benimde sana yok.Ama çalışmaya mecburum ve sırf senin ortamını bozduğum için işimi kaybetmeye hiç niyetim yok.
-O zaman işleri kendin için daha da zorlaştırırsın.Babama güvenip burda kalmaya çalışıyorsan merak etme.Yakında seni kovmasını sağlayacağımdan emin ol.
Hae Jae sinirle titrerken Ho Joong çekip gitmişti.Hae Jae bir anda Ho Joong ‘ un neden böyle olduğuna anlam veremiyordu.Onun Hae Jae ile problemi neydi bunu anlayamıyordu.Ama Ho Joong un istediğini yapacaktı.Söz verdiği gibi tanıtım reklamını çektikten sonra biraz avans alıp Hae Jae istifa etmişti.O reklam filmi başarılı olup Tae Hoon paraları kurtarmış olsada Hae Jae yi gitmekten vazgeçiremedi.Hae Jae istifa ettikten sonra başka bir iş bulup 1 ay çalışmış ve parasını kazanmıştı.Okul için bol bol alışveriş yapmış bir kısmınıda harcamak için saklamıştı.Nihayet 1 ay geçmişti ve okullar açılmıştı.
Okulun ilk günü Hae Jae ilkokula yeni başlayan çocuklar gibi heyecanlıydı.Hemen şık bir elbise giyip saçını başını bir güzel yapmıştı.Artık lisedeki gibi değildi.İnek öğrenci havasından çıkıp kendini dünyaya açmıştı.Ne de olsa gittiği okulun en zekisi sayılırdı.Hae Jae bir otobüse binip okula gelmişti.Ho Joong ta kendi arabasıyla gelip arabadan indiğinde herkes ona bakıyordu.Ho Joong un yeni olduğu belliydi ama bunu hissettirecek gibi değildi.Ho Joong havalı havalı içeri doğru yürürken onu gören kızlar da ağızları açık onu izliyorlardı.Bu okulda onun kadar yakışıklısını görmemişlerdi.Okulun tek yakışıklıları zengin züppeleri diye adlandırılan 3 lü gruptu.Bu çocuklar lider Song Yo Min , Oh Dong Chu ve Hong Chan Suk’tu.
Bu grup okulda kimseden korkmaz kimseye ezilmez ve hiç reddedilmezlerdi.3 ü de çok yakışıklı ve zengin oldukları için kafalarına göre takılırlardı.
Hae Jae de yenice okula gelmişti ve hayran hayran etrafa bakıyordu.Bu okul fiziki bakımdan çok güzeldi ama burda unutamayacağı derecede kötü anılar yaşayacağını biliyordu.Herkesin kendini beğendiği bir okuldan ne beklenirdi ki zaten.Hae Jae de birkaç erkek tarafından dikkat çekmişti.Ne de olsa zeki olduğu kadar güzel de bir kızdı.Ne giyse yakışırdı ve üzerindeki elbise marka olmasa bile onun üzerinde çok pahalı bir markaymış gibi dururdu.Grubun lideri gibi görünen bir oğlan yanına geldi ve
-Bu akşam bir planın var mı tatlım ?
Hae Jae –Ne ?! Pardon anlayamadım.
-Bu akşam diyorum bizimle takılsana.Adın nedir tanışalım mı ?
Hae Jae –Ah şey ! Kusura bakmayın dersim var gitmem gerek.
-Hadi ama tatlım yapma böyle.Burada dersten önemli şeyler var.
Hae Jae bu serseri kılıklı oğlanlardan çok tırsmıştı ve hemen gidiyordu ki oğlan kolundan tuttu.
-Bize cevap vermeden adını söylemden nereye gidiyorsun ?
Hae Jae iyice korkmuştu ve
-Bırakın lütfen canımı yakıyorsunuz !!
Çocuk dinlememişti ve Hae Jae nin bu hallerine diğerleriyle beraber gülüyordu.Tam o sırada biri geldi ve Hae Jae yi kendine çekti.Bu kişi Song Yo Min’di. Yo Min bu grubun iğrenç tavırlarını sevmemiş ve izlediği yerden kalkıp gelmişti.
-Bırakın ! Ne yaptığınızı sanıyorsunuz.Tanışmak istemediğini söylüyor neden zorluyorsunuz.
Diyerek bağırmıştı.Serseri grup hemen oradan dağılırken Hae Jae
-Teşekkür ederim.Gerçekten çok teşekkür ederim.
Yo Min Hae Jae nin korktuğunu anlayarak onun elini tuttu ve önünde diz çöktü.
-Sanırım korkmuşsun.Benimle birşeyler içmek ve rahatlamak ister misin ?
-Ah şey ben !
Hae Jae Yo Min ‘in yüzüne bakınca kendini çok garip hissetmişti.Çünkü karşısındaki kişi onun kurtarıcı meleğiydi ve gerçekten melek gibiydi.Çok yakışıklı bir delikanlı karşısında diz çökmüşken Hae Jae nasıl reddederdi.Bu yüzden ürkekçe başını sallayıp teklifi onayladı.
Yo Min –Harika o zaman.
Okulun cafesine oturdular ve birer kahve söyledikten sonra Yo Min
-Sanırım okulda yenisin.Seni daha önce hiç gördüğümü hatırlamıyorum.
-Evet.Yeni kayıt oldum.
Yo Min -Aah ! Ne kabasın ama kurtarıcına önce kendini tanıtman gerekir.
Diyerek güldü , Hae Jae de gülmüştü.Yo Min onun gülüşüne baktığında gerçekten karşısında oturan kızın bir prenses olduğunu sandı.
Hae Jae –Benim adım Geum Hae Jae. Hukuk bölümüne başlıyorum. Burslu olarak yani.
Yo Min –Woaww şuan karşımda oturan kız hem zeki hem güzel.Gerçekten bugün çok şanslı olmalıyım.
Yo Min ile Hae Jae hem kahvelerini içiyorlar hem de sohbet ediyorlardı.Hae Jae Yo Min’ e hemen ısınmıştı.Çünkü hem kibar hem komik hem de yakışıklıydı.Bir kız daha ne isterdi ki . . .
Ho Joong ile Jin Min de bahçede bebaber geziyorlardı.Herkes onlara baksada onlar umursamıyorlar hallerinden memnun bir şekilde gülmeye devam ediyorlardı.
Artık ders saati başlamıştı.Hae Jae hemen sınıfına gitti.Hae Jae yoklamanın yarısını kaçırmıştı.Ama sonra burda olduğunu söyleyerek yerine geçti.Ho Joong ta hukuk sınıfındaydı ve o da yeni olduğu için snıfı bulmakta güçlük çekmiş yoklamayı kaçırmıştı.Ho Joong sınıfa girdiğinde tüm kızlar hep bir ağızdan –Woawww deselerde Ho Joong bu duruma alışkın olduğu için sadece hafifçe gülümsemişti.Ho Joong un oturabilmesi için kızlar yanlarına boş yer ayarlayıp onun yanlarına oturmalarını istiyorlardı.Ama o en köşedeki sıraya yani Hae Jae nin yanına oturmuştu.Hae Jae daha derse başlamadan başını sıraya koyup uyumuştu.Bu yüzden yanına oturan kişiyi fark etmedi.Ho Joong ta onun Hae Jae olduğunu fark etmemişti.Hae Jae başını kaldırdığında yanında Ho Joong u görünce yüksek bir çığlık attı.Sınıftaki herkes irkilmiş ve onlara odaklanmıştı.Ho Joong ta Hae Jae yi görünce gözlerini iyice açarak ona bakıyordu.Şaşkınlığını üzerinden atan Ho Joong
-Sen ! Bu sınıfta mıydın ?
-Asıl sen neden bu sınıftasın ?
Profösör bu ikiliye çok kızmıştı ve
-Hey ! Siz ikiniz.İkinizde bu bölümün burslu öğrenileri değil misiniz ? Zeki olmanız gerekmez mi ? Sınıfta ve derste olduğunuzu unuttunuz mu ? Ne bu gürültü ?
Hae Jae ayağa kalkarak –Özür dilerim efendim.
Ho Joong ta ise tık yoktu.Hae Jae Ho Joong u dürterek kaş göz işareti yaptı.Ho Joong istemesede Hae Jae nin söylediğini yapmıştı.Yani profösörden özür dilemişti.
Dersler bitince Hae Jae gitmek için sınıftan dışarı çıktığında Ho Joong ta arkasından geldi.Ho Joong Hae Jae ye dik dik bakarak
-Ayağım altında fazla dolanmasan iyi edersin.Tanışmıyormuşuz gibi yapmak en doğrusu. Anladın mı ?
Hae Jae –Sen kendini ne sanıyorsun.Zaten tanışmıyoruz.Tanışmakta istemiyorum.
Ho Joong alaycı bir şekilde gülümseyerek arkasına dönmüş gidiyordu ki Jin Min ona seslendi.
-Ho Joong sshi ! Burdayım.
Hae Jae , Ho Joong un adını duymuştu.Yönetici Kim’in oğlu Kim Ho Joong . Hae Jae , Ho Joong u ve babasını hatırlamıştı . . .
 
_______________________________________________________

[Resim: 752x.png]
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~

07-25-2012 07:11 PM
Tüm Mesajlarını Bul
ChAe~MiN (MM) Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
Mesaj: #10
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
 
Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.


~~ 7 ~~ •°•°

Hae Jae , Ho Joong ile çocukluk anılarını hatırladıkça boğazına düğüm atılmış gibi hissediyordu.Gözleri dolmuştu ve şok olmuştu.Yıllar önce birbirlerini unutmamak için yemin eden bu çocuklar şimdi düşman gibiydi.En kötüsüde Hae Jae onu hatırlayamamış o da Hae Jae yi hatırlayamamıştı.Hae Jae onsuz geçirdiği ve yalnızlığa alışmaya çalıştığı zamanları hatırladıkça ölecekmiş gibi hissediyordu.Çünkü hayatının en zor dönemlerini onun yokluğunda geçirmişti ve hiç arkadaşı olmamıştı.Şimdi ise o çocuk Hae Jae yi hatırlayamamış dahası da nefret ediyordu.Hae Jae herşeyi akışına bırakmalıydı.Eğer o da Hae Jae yi hatırlayıp eskisi gibi olmak isterse Hae Jae bunu kabul ederdi ama şimdi gidip ona kendini hatırlatmaya çalışmayacaktı.Hep onu unutmaktan korkarak yaşayan Hae Jae kabus gördüğünde yanında sarılacak kimsesi olmamıştı.Yalnızlıını ve anlattığı tek şey günlüğüydü ama artık onuda boşlamış olacağını fark etti.Hae Jae eve gelince yine kendini direk odasına attı.Annesi onun bu haline çok endişeleniyordu ama sormayada çekiniyordu.Bu yüzden yine onu kendi haline bırakmayı tercih etti.Nasılsa onun yerini aratmayacak biri vardı.
Hae Jae kendini yatağa atıp Ho Joong’u düşünüyordu.Çok değişmişti , Çok yakışıklı ve havalı olmuştu onu nasıl tanıyabilirdi ki.Sonuçta üzerinden 12 yıl geçmişti.Hemen kalkıp günlüğünü buldu.Ve son sayfaya onu bulduğum gün diyerek günün tarihini attı.İçi hiç rahat değildi ama bunu Hyun Soo ya anlatmayacaktı.
Ertesi gün Hae Jae yine biraz durgun bir şekilde okula gitti.Koridorda dalgın bir şekilde yürürken Yo Min onu gördü ve sinsice onu takip etmeye başladı.Sonrada Hae Jae ye hızlıca dokundu ve onu korkuttu.Hae Jae çok korkmuştu ama yinede Yo Min ‘ i görünce gülümsemeye başladı.
Hae Jae –Sen miydin ? Korkuttun beni.
Yo Min –Hey ! Bu okulda böyle dalgın olmamalısın.Başına ne geleceği belli olmaz.Özelliklede senin gibi güzel ve zeki bir kız daha ne olduğunu anlayamadan kaçırılabilir.
Hae Jae –Beni kim ne yapsın , boşver.Kaçıranlara gönderilmiş bir ceza olurum ancak.
Yo Min gülerek –Senin gibi bir cezanın başıma gelmesini isterdim doğrusu.
Hae Jae , Yo Min ‘e hayranlıkla bakıyordu.Çünkü daha önce hiç böyle sözler duymamıştı ve bu aklındakileri sildiği gibi onun hoşunada gidiyordu.Yo Min de onun gülümsemesini gördüğü için gülümsüyordu ama aslında hiç te böyle biri değildi.
Hae Jae okulda hukuk bölümünün 1.bursu olduğu için örnek semineri onun vermesi gerkiyordu.Bundan haberdar olunca resmen delirecekmiş gibi hissetti.Çünkü eğer büyülüyeci bir konuşma yapmazsa rezil olması kaçınılmazdı.Hae Jae hemen konferans salonunu bulup kendini oraya attı.Ve oranın atmosferinden faydalanarak konuşma hazırlmayı planlıyordu.
Hae Jae orda kendi kendine konuşurken okulu incelemeye devam ederek konferans salonuna uğrayan Ho Joong u fark etmemişti.Ho Joong ta salona bakarken Hae Jae yi görünce şaşırdı.Orada ne yaptığını merak etti ve izlemek istedi.Ho Joong arka koltukalrdan birine oturarak Hae Jae yi izlemeye başalamıştı.Hae Jae ise önce konuşmaya saçma sapan başlıyor sonra –Aishh böyle olmaz tabikide deyip başını kaşıyordu.Ho Joong ister istemez onun bu hareketlerine gülüyordu.Çünkü Hae Jae çok sevimli görünüyordu. Birkaç denemeden sonra Hae Jae nihayet konuşmasını tamamlamıştı ve sevinirken biri onu alkışlamaya başladı.Hae Jae , Ho Joong u görünce şok oldu bu çocuk onu izlemişmiydi yani.
Ho Joong –Gerçekten göründüğünün tersine etkileyicisin.İlk defa yaptığın bireyi beğendim.
Hae Jae –Hey ! Senin beğenine ihtiyacım yok.Neden izinsiz başkalarını gözetliyorsun ?
Ho Joong hafifçe gülerek –Gözetlemek mi ? Nasıl olsa bunu bizim için yapmayacak mısın ? Ben biraz erken izlemiş oldum ne var bunda ?
Hae Jae söyleyecek kelime bulamıyordu.Onunla kavga etmemeliydi.Ne de olsa hala en sevdiği insan sayılırdı.Sonuçta Ho Joong onu hatırlamasa da o Ho Joong u biliyordu.
Hae Jae hiçbirşey söylemeden ordan ayrılırken Ho Joong ta arkasından bakıp
-Demek beni umursamıyorsun haa.Tamam ben de seni umursamıyorum zaten.
Hae Jae heryerde Yo Min ‘i arıyordu.Yo Min ise arkadaşlarıyla oturmuş birşeyler içerken
Dong Chu –O yanındaki kız kimdi ? Yeni mi ?
Chan Suk –Aah ! Cidden güzel kızdan anlıyorsun.Bununla ne kadar sürecek ?
Yo Min –Kesin saçmalamayı.Onun gibi biriyle çıkarmıyım ben hiç.Hukuk bölümünün 1.bursu ayrıca safın teki.Bir erkeğin ne istediğini anlayamayacak ve mutlu edemeycek kadar aptal.
Yo Min bunları söylerken Hae Jae de duymuştu ve resmen şok olmuştu.
Hae Jae –Evet aptalın tekiyim.Çok safım ama ben sana göre değil sen bana göre değilsin anladın mı ? İnsanları doğru tanıma konusunda gerçekten kötüymüşüm.
Yo Min neye uğradığına şaşırmıştı.Bunları söylerken Hae Jae nnin duyabileceğini aklına bile getirmemişti.Hae Jae gözleri dolmuş bir şekilde hızla ordan uzaklaşırken karşısına Ho Joong çıktı.Hae Jae ve Ho Joong birbirlerine şaşkın şaşkın bakıyorlardı ve Hae Jae dokunsan ağlayacak gibiydi.Hae Jae Ho Joong a öyle bakarken eski günleri aklına geldi ne de olsa her ağladığında ona sarılırdı ve kendini tutamayıp yine Ho Joong a sarılmıştı.Çevredeki herkes onlara bakıyordu ve Ho Joong çok rahatsız olmuştu bu yüzden Hae Jae yi iterek
-Ne yaptığını sanıyorsun sen ? dedi.
Hae Jae , Ho Joong böyle bir tepki verince iyice kötü olmuştu ve kendini tutamayarak ağlamaya başladı.Ho joong ona bakarken o da koşarak uzaklaştı.Ho Joong ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ama işin içinden çıkamazdı.Çünkü biraz önce onu takmadan çekip giden kız neden bir anda ona böyle sarılmıştı.
Hae Jae sakinleşmek için güzel bir yer bulmuştu.Aslında yeni tanıştığı Yo Min ‘in bunları söylemesi gerçekten ağır olmayabilirdi ama yıllar önce en sevdiği kişi olan Ho Joong un böyle yapması onu gerçekten çok incitmişti.Hae Jae , Ho Joong un onu hatırlayabileceği ihtimalini tamamen unutmuştu artık.Çünkü Ho Joong çok değişmişti.
Ho Joong düşünceli bir şekilde koridorda ilerlerken karşısına Jin Min çıktı.Jin Min , Ho Joong u öyle düşünceli görünce çok şaşırdı ve sebebini merak etti.
Jin Min –Neyin var ?
Ho Joong –Hiçbir şey. Auhh Jin Min sen bizim bölümün 1.bursu olan kızın adını biliyor musun ?
Jin Min –Ahh ! Sanki duymuştum ama şimdi hatırlayamadım maalesef.Neden sordun ?
Ho Joong –Hiç sadece biraz sinir bozucu olduğunu düşünüyorum.Adını merak ettim ama merak etmeye değecek biri değil nasılsa.
Ho Joong ile Jin Min yürümeye devam ediyorlarken karşılarına Yo Min çıktı.Yo Min , Ho Joong a dik dik bakıyordu.Çünkü Hae Jae ona sarılınca Ho Joong onu itmişti.Hae Jae yi o hale sokan kendi olmasına rağmen yinede Ho Joong un yaptığını çok kabaca bulmuş ve ona kızmıştı.Yo Min bu düşüncelerle ona sert sert bakıp gitti.Ho Joong bu sefer de bunun nedenini anlayamıyordu.Ama bunu da kafasına takacak değildi bu yüzden Jin Min ile oradan uzaklaştı.
Hae Jae sonunda biraz sakinleşmişti ve gün boyu derslere girmemişti.Yinede okuldaydı o halde eve nasıl gidebilirdi.Hae Jae derslere girmeyince Ho Joong ta merak eder gibi olmuştu ama tabi bunu istemediği için her seferinde boşver neden onu düşünüyorum deyip duruyordu.Derslerin bitiminde Yo Min Hae Jae yi okul kapısında beklerken Hae Jae üzgün ve yorgun bir şekilde geliyordu.
Yo Min –Seninle konuşmalıyız ben aslında . . .
Hae Jae onun yüzüne bile bakmıyordu ve umursamıyordu.Yo Min Dayanamayarak onun kolundan tutup kendine çekerken
-Hey ! Geum Hae Jae sadece beni dinlemeni istiyorum diyerek bağırmıştı.Tam o sırada Ho Joong ta arabasına binecekti ki onları gördü.Ve Yo Min in söylediğini duydu.Bu çocuk ne demişti ? O kızın adı Geum Hae Jae miydi ? Ho Joong Hae Jae ye bakarken Hae Jae de onu görmüştü ve ona bakıyordu.Gözgöze gelmişlerdi ve Ho Joong Hae Jae yi hatırlamıştı. ---

Bizi izlemeye devam edin . ---- =)
 
_______________________________________________________

[Resim: 752x.png]
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~

07-27-2012 08:07 PM
Tüm Mesajlarını Bul
ChAe~MiN (MM) Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
Mesaj: #11
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
 
Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.

~~ 8 ~~

--- Hae Jae Beni Tekrar Bırakma ---
Ho Joong duyduğu şeye inanamıyordu.Yıllardır hayatına kimsenin girmemesinin nedeni Hae Jae ydi.Onu tekrar bulabileceğine inanması onu bu hale getirmişti ve tabi 12 yıldır yaşadığı hayal kırıklığı.Şimdi ise onun adını duymuştu.Uzun zamandır düşmanı olarak gördüğü bu kız yıllardır beklediği ‘’ GEUM HAE JAE ‘’ simiydi ? Hala inanmakta güçlük çekiyordu ve aptal aptal Hae Jae ye bakıyordu.Hae Jae de gözleri dolmuş bir şekilde ona bakıyordu.Hae Jae nin bakışlarında adeta bir yalvarış vardı.Sanki Ho Joong beni hatırla der gibi bakıyordu.Ho Joong hiçbirşey düşünmeden direk Hae Jae nin yanına gitti onun hatırlamıyor olabileceği ihtimaline rağmen.Ho Joong ‘ un da gözleri dolmuştu ve Hae Jae ‘ ye sımsıkı sarıldı.Hae Jae ona sarıldığında o Hae Jae yi itmişti.Bu yüzden Hae Jae ‘ de aynısını yapıp onu itti.Yo Min ise ne olduğuna anlam vermeye çalışıyordu.Gerçekten bu durum içinden çıkılmaz bir hal almıştı ve Hae Jae arkasına dönüp hızlı hızlı yürümeye başladı.Ho Joong ‘ un gözlerinden yaşlar istemsiz olarak süzülüyordu.Hae Jae ‘de aynı şekildeydi ve oradan olabildiğince uzaklaşmak istiyordu.Ho Joong arkasından bağırmaya başladı.
-Geum Hae Jae. Benim Kim Ho Joong. Senin Ho Joong’un. 12 Yıl önce kaybettiğin Ho Joong ‘un.
Hae Jae gözyaşları içinde arkasına dönmüştü.Ho Joong ta aynı şekildeydi.Yo Min ise hala şaşkın bir şekilde onları izliyordu.Hae Jae gittiği yerden koşarak Ho Joong a yaklaşıyordu ve sonunda sıkıca boynuna sarılarak
-Biliyorum aptal.Sen benim Ho Joong’umsun.Asla başkasının olamazsın.
Ho Joong Hae Jae nin söylediklerine gülüyordu.Hem ağlayıp hem gülerek aynı anda iki güzel duyguyuda tatmışlardı.Birbirlerine tekrar sarıldıkları anda sanki güneş tekrar doğmuştu.Akşam olmak üzere olmasına rağmen onlar için gün yeni başlıyor gibiydi.Belkide bir daha ayrılmayacakları günlerdi başlayan.
Ho Joong , Hae Jae yi evine götürmek istiyordu.Hae Jae de hiç düşünmeden bunu kabul etmişti.Yol boyunca birbirlerine bakıp gülümserlerken sessizliği Ho Joong bozdu.
-Beni nasıl tanıyamadın aptal.
Hae Jae gülümseyerek –Şuna da bak.Neredeyse anamdan emdiğim sütü burnumdan getirecekti bir de beni nasıl tanıyamadın diyor.
Ho Joong ta gülmüştü. –Yaptıklarım için özür dilerim.Neden bu zamana kadar birbirimize adlarımızı söyleyip normal bir şekilde tanışmadık ki.Bu gerçekten çok yorucu oldu.
Hae Jae –Senin adını duyduğumda hemen hatırladım ama sen beni hatırlamadığın için bir şey söylemek istemedim.
Ho Joong –Yani bana bugün o yüzden mi sarıldın ?
Hae Jae –Evet.Sakinleşebileceğim tek yer olup olmadığını denemek istedim.Biliyorsun 12 yıl önce öyleydi.
Ho Joong –Hala aynı Hae Jae.Ben senin sakinleşebileceğin tek yerim.Bugün öyle olamadığım için özür dilerim.Ama o çocuk yüzünden ağlıyor gibi görünüyordun.Yoksa ondan hoşlanıyor musun ?
Hae Jae –Hayır.Sadece onun çok iyi biri olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğradım.Bu yüzden biraz üzüldüm.Bir daha böyle bir hata yapmayacağım.
Ho Joong –Evet yapmamalısın.Herkese kolayca güvenme.
Ho Joong ile Hae Jae Ho Joong un evine varmışlardı.Ho Joong eve Hae Jae ile gelince annesi çok şaşırdı.Babası ise 1 ay önceki sekreterini Ho Joong un yanında görünce resmen şok oldu.Ho Joong un annesi Yoon Hae
-Oğlum eve misafir getireceğini bilmiyordum.Haber verseydin birşeyler hazırlatırdık.
Hae Jae –Ahh sorun değil efendim.Benden bu yüzden çekinmeyeceğinize eminim.
Yoon Hae kızın böyle açık sözlü olmasına şaşırmıştı.Babası ise durumun şokunu atlatamadan öylece bakarken Ho Joong
-Sizi tanıştırmak istiyorum.Gerçi babam tanıyor ama anne bu kız Geum Hae Jae.Sana birşeyler anımsattı mı ?
Yoon Hae biraz duraksamıştı.Bu isim çok tanıdık geliyordu ama tam olarak çıkaramamıştı.En sonunda Yoon Hae de hatırladı ve gelip Hae Jae ye sımsıkı sarıldı.Tae Hoon ise hala durumu çözememişti.Yoon Hae neden sekretere böyle sarıldı anlayamamıştı.En sonunda Yoon Hae
-Hae Jae ! Öyle değişmiş güzelleşmişsin ki az daha tanıyamayacaktım.Ne yapıyorsun nasılsın annen baban ? Her şeyi tek tek anlat bana çok özledim sizleri.
Tae Hoon artık anlamıştı.Hae Jae yıllar önce ayrıldığı biricik arkadaşı Joon Ryo nun kızıydı.Tae Hoon da gelip Hae Jae ye sımsıkı sarıldı.
O gece Hae Jae ve Ho Joong için aşırı güzel geçmişti.Çünkü iki dost aile ve iki dost (!) kavuşmuşlardı.Ho Joong , Hae Jae ‘nin o gece onun yanında kalmasını istiyordu ama annesi buna izin veremezdi.Sonuçta artık çocuk değillerdi.Ho Joong , Hae Jae yi evine bıraktığında ailesinin karşısına çıkmak istedi.Ama Hae Jae buna müsaade etmedi çünkü ailesine sürpriz yapacaktı.Hae Jae arabadan inerken Ho Joong onu durdurdu.Hae Jae ne oldu gibisinden bakarken Ho Joong yanağına küçük bir öpücük kondurarak
-Bundan sonra daha fazlasına alışsan iyi edersin.Çünkü seni birdaha kaybetmeye niyetim yok.
Dedi. Hae Jae şaşkın şaşkın bakıyordu ve çok utanmıştı.Bu yüzden kısık bir sesle iyi geceler diyerek kendini hemen dışarı attı.Çok güzel bir gün geçirmişti ve bu sefer eve geldiğinde annesini ve babasını şapur şapur öpmeye başladı.Ne olduğunu anlayamasalarda Hae Jae nin ailesi onu böyle gördüklerine çok sevinmişlerdi.
Ertesi gün Hae Jae en yeni giysilerini giydi.Hafif bir makyaj yaptı ve birazda takı taktı.İnanılmaz derecede güzel olmuştu.Ve mutluluktan uçacak gibiydi.Hala Ho Joong’u çok seviyordu.Ama o Hae Jae ‘ yi sadece kardeşi olarak görüyordu.Hae Jae okul için evden dışarı çıkmıştı ki kapıda Ho Joong’u gördü.Onu almaya gelmişti.Hae Jae ona gülümseyerek
-Ne o ? 1 ay önce benim şöförüm olmamak için babanla kavga ediyordun.Şimdi pek hevesli görünüyorsun.
Ho Joong ta gülerek
-Evet.O zamanlar sen benim rakibimdin ve benden daha zeki olduğunu düşündüğüm için çok can sıkıcı buluyordum seni.Ama nerden bilebilirdim 12 yıl önce kaybettiğim biricik kardeşim olduğunu.
Hae Jae için Ho Joong can alıcı kelimeyi söylemişti.Biricik kardeşim demesi Hae Jae ‘ nin içini ne kadar yaksada bunu belli edemezdi.Beraber okula giderlerken Ho Joong
-Hae Jae ! O çocukla arandaki problem nedir ?
Hae Jae –Ah önemli bir şey değil.Sadece onu arkadaşım olarak benimsediğim biriydi ama o beni öyle görmüyormuş.
-Neden ? Yoksa senden hoşlanıyor mu ?
Hae Jae –Hayır.Aksine hoşlanmaya değecek bir kız olduğumu düşünmüyor.
Ho Joong aslında içinden en çok değecek kız sensin diyordu.Ama bunu ona söyleyemezdi.Çünkü Hae Jae onu sadece kardeş gibi görüyordu.Eğer ondan hoşlandığını söylerse Hae Jae uzaklaşabilir mesafe koyabilirdi.Nihayet okula geldiklerinde Jin Min , Ho Joong ‘ u bekliyordu ve yanında Hae Jae ‘ yi görünce şaşırmıştı.
Jin Min –Günaydın.Ho Joong sshi bugün biraz geç kaldın.Trafiğe falan mı takıldın ?
Ho Joong –Hayır.Hae Jae ‘ yi aldım.Bu arada sizi tanıştırıyım.Hae Jae Shin Jin Min ve Jin Min bu da benim kardeşim Hae Jae.
Jin Min –Üzgünüm.Durumu anlayamıyorum.Dün bu kızın çok can sıkıcı olduğunu söylemiştin.Değişen nedir bu kadar ?
Ho Joong –Anlayamaman doğal.Ben bile hala rüyada gibiyim.Yıllar önce kaybettiğim biricik kardeşimi hatırlayamadım.Çok kötü bir duruma düşmüştük.
Jin Min Hae Jae ye küçümseyerek bakarak –Memnun oldum Hae Jae. Dedi ve Ho Joong ‘ un koluna girerek onu götürdü.
Jin Min , Ho Joong’u öyle sahiplenmişti ki Hae Jae ‘ ye bakıp derste görüşürüz bile diyememişti.Hae Jae arkalarından öyle bakarken
-Hııhh ! Bunun gibi bir kız nasıl olabilir ? Bu kadar da kıskançlık fazla ama.
Demiişti.Hae Jae öylece orada dikilirken arkadan birisi gözlerini kapatıp onu kucaklamıştı.Ne olduğunu bile anlayamamıştı ve biri onu bir yere götürüyordu.En sonunda onu götüren kişi durdu ve onu bir yere oturttu.Hae Jae ne kadar çırpınsada kurtulamamıştı.Sonunda gözleri açıldığında kendini geniş bir odada buldu ve karşısında da Yo Min vardı.
Hae Jae –Ne istiyorsun ? Benim gibi bir aptalı kaçırmak kolay oldu biliyorum ama ne yapacaksın çok merak ediyorum.
Yo Min –Hae Jae.İnan çok üzgünüm.Bu tarz şeyleri neden söyledim bilmiyorum ama gerçekten çok pişmanım.Sana söylemiştim bu okulda böyle dalgın olursan seni kaçırabilirler demiştim.Ve sende kaçıran kişiye ceza olurum demiştin.Cezamı çekmeye razıyım.Lütfen beni affet.
Yo Min , Hae Jae ‘ nin karşısında diz çökmüştü.Hae Jae ise ne diyeceğini şaşırmıştı.
Hae Jae –Seni affetmem için söylediklerini ispatlaman gerekiyor yani benim aptal olduğumu ve senin her söylediğine inandığımı.Bunu yapabilirsen seni affederim.
Hae Jae bunu söyledikten sonra kalkıp gitmişti.Yo Min’ in arkadaşları ise onunla dalga geçiyorlardı.
Dong Chu –Yo Min-ah ! Sanırım bu sefer fena afalladın.
Chan Suk –Evet bencede.Hem diz çöküp özür diledin hemde karşı konulmaz bir konuşma yaptın ama kız sana iki misli kapak verdi.
Yo Min –Kesin sesinizi.1 ay içinde tüm söylediklerini ödetebilirim ona hem o zaman ne kadar aptal olduğunuda kanıtlamış olurum.
Chan Suk –Nasıl yapacaksın bunu ?
Yo Min sinsice gülerek – 10000 Won’una iddiaya girelim.1 ay içinde bu kızı tavlayıp kendime mum edersem hem ona hemde size kimin haklı olduğunu göstermiş olurum.Var mısınız ?
Dong Chu ve Chan Suk bunu onaylamıştı.Yo Min , 1 ay içinde Hae Jae yi kendine aşık edebilir miydi ?
 
_______________________________________________________

[Resim: 752x.png]
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~

07-30-2012 11:37 PM
Tüm Mesajlarını Bul
ChAe~MiN (MM) Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
Mesaj: #12
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
 
~~ 9 ~~

Not: Arkadaşlar Lütfen Senaryomuzun Yorum Bölümüne Yorum Atalım.Benim İçin Önemli ^^ Ayrıca bu bölümü geciktirdiğim için özür dilerim.

= Kalbim her attığında seni duyuyorum , kalbimi duyuyor musun =


Yo Min fikrini sevmişti.Daha önce hiçbir kız ona hayır diyememişti.Ama Hae Jae onu reddedebilirdi.Bu yüzden bu riski düşünmesi durumu daha da eğlenceli hale getirecekti.
Hae Jae sinirli bir şekilde koridorda yürüyordu.1.derside kaçırmıştı.Bu çocuğun derdi neydi anlayamıyordu.Hem arkasından onlarca laf etmiş hemde özür diliyordu.Hae Jae bu tip tutarsız insanlardan nefret ederdi.Bu yüzden düşündükçe sinirleniyordu.Ho Joong ise dersten acele ile çıkmış her yerde Hae Jae ‘ yi arıyordu.Mutlaka bir şey olmuş olmalıydı ki Hae Jae ortadan kaybolmuştu.Bahçede gördüğü bir kız topluluğuna Hae Jae yi gördünüz mü diye sorsada Hae Jae daha okulda tanınmıyordu.Ho Joong deli gibi Hae Jae ‘ yi ararken Yo Min onu gördü.
Yo Min –Hae Jae’yi mi arıyorsun ?
Ho Joong –Evet.Onu gördün mü ?
Yo Min –Hayır görmedim.
Ho Joong hemen aceleyle ordan ayrılmıştı.Yo Min ise arkasından bakıp gülmüştü.Açıkçası Ho Joong ‘ un Hae Jae ‘ den hoşlandığını hemen anlamıştı.Ve bu da daha zevkli olacaktı.Hae Jae ‘ yi kendine aşık edecek ve Ho Joong’tan tamamen koparacaktı.
Ho Joong ‘un bakmadığı yer kalmamıştı.Sonunda sınıfa geri dönmüştü ki Hae Jae ‘ nin onun sırasının yanında oturduğunu gördü.Derin bir oh çekip Hae Jae ‘nin yanına gitti.
-Neredeydin.Seni merak ettim.
Hae Jae –Ahh öyle mi ? Üzgünüm birini gördüm de konuşmaya dalmışım.
Ho Joong –Dersi bile unutacak kadar ne konuşmasıymış bu ?
Hae Jae –Sakin ol.Önemli bir şey değil.Burdayım işte neden bu kadar telaşlısın ?
Ho Joong –Hiç ben sadece. . . Ne var bunda kardeşimi koruyamaz mıyım ?
Hae Jae istemsiz bir şekilde başını sallamıştı ama Ho Joong bunu anlayamamıştı.
Ders bitişinde Hae Jae ile Ho Joong çıkarlarken Jin Min Ho Joong ‘ u bekliyordu.
Jin Min –Ho Joong sshi ! Hadi beraber birşeyler içelim.Oturur birazda konuşuruz.
Ho Joong –Olur.Hae Jae sende gel.
Hae Jae hala onların çıktıklarını düşündüğü için kabul etmemişti ve tek başına bahçede yürüyordu.Yo Min ‘ de onu izliyordu ve yine arkasından sinsice yaklaşarak
-Böööh !
Hae Jae yine dalgın olduğu için korkmuştu.
Hae Jae –Napıyorsun sen yine ? Beni öldürmeye mi çalışıyorsun ? Neden böyle gizlice yaklaşıyorsun anlamıyorum ?
Yo Min –Düzgünce yaklaşırsam benimle konuşurmuydun sanki ?
Hae Jae –O da doğru.Ve şimdi de konuşmak istemiyorum.
Hae Jae gidecekti ki Yo Min kolunu tuttu ve -Seninle ciddi bir şekilde konuşmak istiyorum ama içecek birşeyler alalım.
Hae Jae onun ne kadar ciddi ve samimi olduğunu anlamıştı bu yüzden kabul etti.Yo Min içecek birşeyler getirdikten sonra
Yo Min –Sana neden öyle şeyler söyledim bilmiyorum.Ama istemsiz olduğu kesindi.Ben sadece birşeyleri kabullenmek istemedim sanırım.Beni tanımıyorsun ama genelde böyle şeyler söyleyen biri değilimdir.
Hae Jae –Sonuçta söyledin.Hemde hiç haketmediğim halde.
Yo Min –Evet kesinlikle hak etmemiştin ama seninle beni farklı gördüler.Yani açıkçası seni de diğer kızlar gibi gördüğümü sandılar ve hakkında aptalca yorumlar yapacaklardı.Bu yüzden bunlara engel olmak için söylemiştim.Seninle görüşmemi farklı görmesinler diye.
Hae Jae , Yo Min ‘ e şüpheyle bakıyordu ama Yo Min çok samimi ve dürüst görünüyordu.Hae Jae bakışlarını onun yüzüne yoğunlaştırarak gözlerini devirdi ve
-Peki tamam sana arkadaşım olman için bir şans daha vereceğim.Bunu iyi kullan.
Yo Min bir çocuk gibi sevinmişti ve cevap bile vermeden sevinçle başını sallıyordu.Hae Jae onu öyle görünce hiç istemesede gülümsemişti.Çünkü Yo Min ‘ de onu gülümseten bir şey vardı.
Ho Joong ile Jin Min’de birşeyler içerlerken söze Jin Min başladı.
-Hae Jae ile bir anda nasıl böyle olabildin ?
-Hae Jae ve ben çocukluk arkadaşıyız.Neredeyse kardeş gibi büyümüştük ama ayrılmak zorunda kaldık.Aradan yıllar geçince birbirimizi tanıyamamıştık , tesadüfen durum ortaya çıktığında yeniden birleştik.Ve asla ayrılamayız.
-Ona karşı sadece arkadaşlık gözüyle mi bakıyorsun ?
-Hayır daha ötesi ailemden bir parça gibi.
Jin Min bunları duyduğuna rahatlamıştı.Henüz adını koymak için erkendi ama Ho Joong’tan hoşlanmaya başlamıştı.Ho Joong ise kalbinde Hae Jae’nin aşkının hala nasıl bu kadar güçlü olduğuna şaşırıyordu.
Ho Joong ile Jin Min cafede otururlarken Ho Joong camdan dışarıyı izlemeye başladı.Ve o anda bir ağacın altındaki bankta Hae Jae ile Yo Min ‘i gördü.Hae Jae çok neşeli görünüyordu ve sürekli gülümsüyordu.Yo Min ile sohbet etmek onu çok rahatlatmıştı.Ho Joong ise gördüğü manzaradan pek hoşlanmamıştı.Hae Jae ile Yo Min arasında birşeyler mi vardı.
Yo Min , aniden Hae Jae ‘nin elini tuttu ve
-Seni biryere götürmem lazım benimle gelmek zorundasın.
-Nee ? Nedenmiş , hayır istemiyorum.
-Benimle gelmezsen elini hiç bırakmam ve nereye gidersen git ben seninle gelirim.
Hae Jae Yo Min ‘ e gülümseyerek başını salladı.Ho Joong’ta karşıdan olanları izliyordu ve yerinde duramıyordu.Aynı zamanda bunu Jin Min’e de hissettirmemeye çalışıyordu.Jin Min ise Ho Joong’u anlamıyor durmadan birşeyler anlatıp gülüyordu.Ama Ho Joong onu dinlemiyordu.
Yo Min Hae Jae yi konferans salonuna götürdü ve
-Boş boş durmaktan başka işin yok.Yakında kendini tanıtım semineri vereceksin.Bu okulda seni örnek almak isteyenler olabilir.Hemen konuşmanı hazırla.
Hae Jae –Ahh ! Evet onu nasılda unuttum.Ama ben zaten konuşmamı hazırlamıştım ki.
Yo Min –Peki o zaman.Burada tekrar prova yap.Hem bende dinlerim.
Hae Jae bunu kabul etmişti ve konuşmasını tekrar yaptı.Yo Min konuşmayı beğenmişti.
Hae Jae –Beğeneceğini biliyordum çünkü Ho Joong’ta beğendi.
Yo Min , Hae Jae ‘ye huysuz bir bakış attıktan sonra
-Boşver.Bu konuşmayı pek beğenmedim.Sen yine de içinden geldiği gibi konuş.
Hae Jae ona tuhaf tuhaf bakıyordu.İçinden bu çocuk gerçekten çok tutarsız diye geçirmeyi de unutmamıştı.Yo Min tekrar onun elinden tuttu ve konferans salonundan çıkardı.
Yo Min –Seni götürmek istediğim başka bir yer daha var.
Dedikten sonra Ho Joong ve Jin Min ‘i karşılarında gördüler.Ho Joong bu duruma iyice tahammül edemez hale gelmişti ve Yo Min’in elini çekip Hae Jae’nin elini hızla tutarak
-Aileninin karşısına çıkma zamanım geldi.Sıra sende , gidiyoruz.
Diyerek Hae Jae’yi arabanın yanına götürdü.Hae Jae çok şaşırmış bir durumdaydı ve Ho Joong’un bu davranışına anlam verememişti.Jin Min ile çıktıklarını bilmese neredeyse Ho Joong’un da onu kıskandığını ve sevdiğini düşünecekti.
Jin Min ise tamamen orda Ho Joong ‘un arkasından bakakalmıştı.Bu davranışa anlam verememişti ama sinirinden delirmek üzereydi.Yo Min de sinir olmuş olmasına rağmen gülüyordu.Çünkü Ho Joong’un davranışları çok çocuksu ve gülünçtü.Onu bu duruma düşürmek hoşuna gidecekti ve iddaayı daha da zevkli hale getirecekti.
Ho Joong , Hae Jae ye arabaya binmesini söylüyordu ama Hae Jae binmemişti.Çünkü dersler bitmemişti.
Ho Joong –Nereye gidiyorsun ? Yahh ! Geum Hae Jae ? Nereye ?
Hae Jae –Yahh ! Dersler bitmeden eve nasıl gidebiliriz.
Ho Joong –Boşver.Sadece ailenle görüşmek istiyorum.O çocuğun yanına geri dönme hadi gidiyoruz.
Ho Joong , Hae Jae’yi arabaya bindirmişti.Ve sonunda eve geldiklerinde ikiside çok heyecanlıydı.Ho Joong , Hae Jae’nin ailesini görmeyi çok istiyordu acaba onlar da Ho Joong’u hatırlayabilecekler miydi merak ediyordu.
Hae Jae –Hadi ! Gidelim.
Ho Joong –Peki.Önden yürü bakalım.
Hae Jae gülümseyerek eve doğru yürüdü ve zile bastı.Bir dakika sonra annesi kapıyı açtı ve Hae Jae’nin annesi Sae Jin , Ho Joong’u hemen hatırlayıp boynuna sarıldı.
Sae Jin –Ho Joong sshi ! Sensin değil mi ? Omo ne kadar da yakışıklı olmuşsun gözlerime inanamıyorum sensin.
Ho Joong Sae Jin’in onu hemen hatırlamasına çok sevinmişti.İçeri girdiklerinde Hae Jae’nin babası da Ho Joong’u hemen tanımıştı.Ama nasıl oldu da Hae Jae ile Ho Joong birbirlerini hatırlayamamışlardı.Birbirlerinide seviyor olmalarına rağmen.
Sae Jin ve Joon Ryo onların aynı okulda hatta aynı sınıfta olduklarına çok sevinmişlerdi.Beraber yemek yedikten sonra sohbet etmeye başlamışlardı ki Sae Jin dayanamayıp bir soru sordu.
Sae Jin –Ho Joong sshi! Bir kız arkadaşın var mı ? Eminim vardır.Çok yakışıklı ve zeki bir gençsin peşinde bir çok kız olduğuna eminim.
Ho Joong biraz utangaç bir şekilde başını öne eğerek gülümsedi.Hae Jae ‘ de dikkatlice ona bakıyordu.Jin Min ile çıktığını söylemesini beklerken
Ho Joong –Hayır yok.Evet şuana kadar birçok kız peşimdeydi ama hiç biri ilgimi çekmedi.Ben uzun süredir birinden hoşlanıyorum ama daha aramızda bir şey yok.Sadece yakında ona duygularımı açacağım doğru zamanı bekliyorum.
Hae Jae duyduklarına inanamamıştı.Jin Min ile Ho Joong sadece arkadaşlarmıydı.O zaman Ho Joong’un bugün ki davranışları neydi ? Acaba Hae Jae ‘yi kıskanmış mıydı ? Hae Jae aklından bunları geçiriyordu.Ho Joong’un ondan hoşlandığını anladı mı ?
 
_______________________________________________________

[Resim: 752x.png]
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~

08-05-2012 10:48 PM
Tüm Mesajlarını Bul
ChAe~MiN (MM) Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
Mesaj: #13
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
 
~~ 10 ~~

Hae Jae , Ho Joong ile Jin Min çıkıyor sanıyordu.Ama şimdi Ho Joong onunla çıkmadığını söylemişti.Peki bugün yaptıkları neydi ? Acaba uzun süredir hoşlandığı kişi Hae Jae olabilir miydi ? Hae Jae biran içinden bunu geçirmişti ama hemen düşüncelerinden silkindi ve –Saçmalıyorsun.Seninle daha yeni birleşti.Nasıl senden hoşlanabilir.Kesinlikle Jin Min’den hoşlanıyor ve ona açılacak.İçinden bunları geçirirken dalmıştı.Aniden annesinin dürtmesiyle kendine gelen Hae Jae , Ho Joong’un artık gitmek istediğini anladı.Ve ona kapıya kadar eşlik etti.,
Ho Joong –Ailen bana karşı hiç değişmemiş.Hala eskisi gibi.Tabi bizde eskisi gibi olabiliriz.Değil mi ?
Hae Jae gülümseyerek –Tabi ki.Hatta eskisinden daha iyi olucaz.
Ho Joong buna çok mutlu olmuştu.Dayanamadı ve giderken arkasını dönerek Hae Jae’nin yanağına küçücük bir öpücük kondurdu.Hae Jae şaşkın şaşkın bakarken Ho Joong çoktan gitmişti.
Ho Joong eve geldiğinde hemen odasına çıktı ve kendini yatağa attı.Hae Jae’nin de duygularını biraz gözlemledikten sonra kendi duygularını itiraf edecekti.
Hae Jae nin ise hala aklında Ho Joong’un söyledikleri vardı.Jin Min’e yakında aşkını itiraf ederse Hae Jae buna dayanabilir miydi.İkiside kendi kurguladıkları planlar ve düşüncelerle uykuya daldılar.
Ertesi gün Hae Jae apar topar hazırlanırken kapı çaldı.Hemen kapıya koşup açtığında karşısında Ho Joong’u gördü.
Ho Joong –Hae Jae.Bugün okula gitmeyelim.
Hae Jae –Nee ? Neden bahsediyorsun daha okul yeni başladı.İlk günlerden nasıl böyle davranabiliriz.
Ho Joong –Biraz vakit geçirmek istiyorum.Hep okulda olduğumuzda pek vakit geçiremiyoruz.
Hae Jae –Evet.Ama bunun suçlusu ben değilim ki.Jin Min istemiyor.
Ho Joong –Asıl Yo Min izin vermiyor.
İkiside bu sözlerin ardından birbirlerine dik dik bakmaya başlamışlardı.Söylenen sözler çok basit olmasına rağmen gözlerdeki kıskançlık çok ciddi görünüyordu.Ama Hae Jae kendini tutamadı ve gülmeye başladı.Onu görünce Ho Joong ta gülmüştü ve ikisi kapıda gülüşürken onları Sae Jin izliyordu.Sae Jin onların eskisi gibi olduklarını gördüğünde çok sevinmişti ve dayanamayıp yanlarına gitti.
Sae Jin –Sizi böyle eskisi gibi görmek çok güzel.Ama hatırlıyor musunuz size verdiğimiz yüzük kolyeleri vardı.Onları tekrar takabilir misiniz ?
Ho Joong düşünceli düşünceli bakıyordu.Çünkü o kolyenin nerde olduğunu bilmiyordu.Yıllar önce onu boynundan çıkarmıştı ve ondan sonra da bir daha görmemişti.
Hae Jae –Benim için hiçbir sakıncası yok.Ben onu hala saklıyorum ve takabilirim.
Ho Joong –Şeyy… Benim için var.Çünkü ben onun nerde olduğunu bilmiyorum.Kaybettim.
Hae Jae çok bozulmuştu.Sevinçle gülümseyen yüzünde tüm izler gitmişti.Ve Ho Joong’un onu hiç önemsemediğini düşünmüştü.O bu düşüncelerle Ho Joong’a bakarken telefonu çaldı.Arayan kişi Yo Min ‘di.
Hae Jae –Yobuseyo (ALO)
Yo Min –Yah Geum Hae Jae.Birazdan dersin başlayacak nerdesin ? Bir şey mi oldu.Hemen gelip seni bulabilirim.
Hae Jae –Ohh ! Yok bir şey ben hala evdeyim.Birazdan geliyorum gelmene gerek yok.Yo Min-ah.
Yo Min –Öyleyse acele et.Dersi kaçırma.Eğer yatişemeyeceksen gelip seni alabilirim.
Hae Jae –Hayır hayır yetişebilirim.Geliyorum.
Ho Joong , Hae Jae’nin konuşmalarından sonra sinir olmuştu.O , Hae Jae ile vakit geçirmek isterken Hae Jae Yo Min’e birazdan geliyorum demişti.Hae Jae’de sinirliydi.Bunca zamandır değer verip o kolyeyi saklamıştı ama Ho Joong için değerli bile değildi.Saklama gereği bile duymadan o kolyeyi kaybetmişti.
Hae Jae –Okula gelmek istemiyorsan gelme.Benim için okul daha önemli.Bu yüzden gidiyorum.
Ho Joong içten içe dişlerini sıkarak –Ben de vazgeçtim zaten.Okula gitmem daha faydalı olur.
Hae Jae –İyi o zaman.
Hae Jae ile Ho Joong bahçe kapısından aynı anda çıkmıştı ki Hae Jae arabaya binmeyip yürümeye başladı.
Ho Joong –Yahh ! Benimle gelmiyor musun ? Derse geç kalıcaksın.
Hae Jae ona cevap vermemişti ve hızla ilerliyordu.Ho Joong arkasından koştu ve onu kolundan sıkıca tuttu.
Ho Joong –Benimle gel.
Hae Jae ister istemez onunla gelmeyi kabul etmişti.Araba da tek kelime bile etmeden giderlerken sessizliği Hae Jae bozdu.
Hae Jae – Neden o kolyeyi kaybettin ?
Ho Joong –Onu artık taşıyamayacağımı düşünüp çıkarmıştım.Ve kayboldu.
Hae Jae –Neden taşıyamayacağını düşündün.
Ho Joong –Çünkü seni bir daha görebileceğimi sanmıyordum.
Hae Jae –Demek ki beni çabucak unutmuşsun.
Ho Joong cevap verememişti.Çünkü verdiği cevapta duygularını belli edebilirdi.Bu yüzden korkuyordu.Hae Jae’de o cevap vermeyince dediğinin doğru olduğunu düşündü.
Nihayet okula geldiklerinde Hae Jae hızla arabadan indi ve sınıfa doğru koşarak gitmeye başladı.Ho Joong arkasından sinirle bakıyordu.Hae Jae koşarken fark etmeyerek birine çarptı.Bu kişi Jin Min’di.Jin Min keskin ve sert bakışlarını Hae Jae’nin üzerine dikmişti.
Hae Jae –Özür dilerim derse geç kalıyorumda acelem vardı.
Jin Min –Senin gibi birinin bu tarz hatalar için bahaneler öne sürmesi çok saçma.
Hae Jae –Ne demek istiyorsun ?
Jin Min –Hıhh ! Nasıl olmuşta senin gibi birisi 1. Burs olmuş anlayamadım.Yoksa rektörlüğe yalvardın mı ?
Hae Jae –Senin gibiler sadece benim başarımı kıskanabilir zaten.Cidden yapabileceğin hiç bişey yok.Bu yüzden bu kadar kıskanç ve aptalsın değil mi ?
Jin Min çok sinirlenmişti ve elini kaldırıp Hae Jae’ye tokat atıyordu ki biri onun kolundan tuttu.Bu kişi Yo Min ‘di.
Yo Min –Kendine gel.Burası okul ve o kızda senin hiçbişeyin değil.Nasıl bu kadar küstahlaşabilirsin.
Jin Min sinirinden dişlerini sıkıyor ve Yo Min’e ters ters bakıyordu.Yo Min Jin Min’in kolunu bıraktı ve Hae Jae’nin elini tuttu.Olanları gören Ho Joong sadece izliyordu ve Hae Jae’ye sahip çıkamadığı için adeta hayal kırıklığı içindeydi.Hae Jae giderken arkasına döndü ve Ho Joong ‘un herşeyi izlediğini gördü.Onun bu durumda hiç bişey yapmaması ise tam anlamıyla kalbini paramparça etmişti.
Gün boyunca Hae Jae Ho Joong ile tek kelime konuşmamıştı.Ho Joong’ta ona bir şey söylemeye cesaret edemiyordu.Yo Min ise her dakika Hae Jae ‘nin yanındaydı ve hep ona destek oluyordu.
Akşam olmuştu.Hae Jae eve Yo Min ile döndü.Hae Jae arabadan inecekken Yo Min Hae Jae’yi tuttu ve yanağına bir öpücük kondurdu.Hae Jae çok şaşırmıştı ve yanağını tutuyordu.Yo Min onun bu haline gülerek
Yo Min –Bundan sonra sen bensin bende sen.Hep yanındayım unutma.Sana bişey olduğunda uzanacağın el sadece benimki olmalı.
Hae Jae karşılık verememişti ve sadece başını sallayıp arabadan indi.Hae Jae indikten sonra Yo Min kendi kendine gülümseyip
-Bu iş düşündüğümden daha kolay olacak.
Ho Joong da Jin Min’i evine bırakıyordu.Jin Min onun yüzüne dikkatlice baktı ve
-Ho Joong sshi sana söylemem gereken çok önemli bir şey var.
Ho Joong –Jin Min sshi asıl benim söylemem gereken bir şey var.Hae Jae ile uğraşmayı bırak.
Jin Min –Neden ?
Ho Joong –Çünkü onu seviyorum.
Jin Min Ho Joong’a ondan hoşlandığını itiraf edecekken bu duyduğu onu resmen beyninden vurulmuşa döndürmüştü.Hae Jae’de eve gelince kendini direk odasına kapattı ve bugün olanları düşünmeye başladı.Hae Jae zorda olsa bir karar vermişti.Karşılıksız aşkını artık unutmanın zamanı gelmişti. ---
 
_______________________________________________________

[Resim: 752x.png]
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~

08-13-2012 04:07 PM
Tüm Mesajlarını Bul
ChAe~MiN (MM) Dışarıda
Minoz Fan

Mesajlar: 330
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 25
Mesaj: #14
'' YÜREĞİMLE GİDİYORUM '' !!!
 
~~ 11 ~~

** Sen benim için geçmişten gelen bir anısın sadece. **

Hae Jae ne kadar zor olacağını bile bile Ho Joong’u unutmaya karar vermişti.Eğer onu unutamazsa daha çok zarar görecekti.Onu unutmak için çektiği acının daha fazlasını onu Jin Min ile görürken çekecekti zaten.En azından yanlarında olmazsa onu kolaylıkla unutabilirdi.
Ho Joong Jin Min’e Hae Jae’den hoşlandığını söyleyince Jin Min şok oldu.Biran tepki veremeyen Jin Min Ho Joong’a garip garip bakıyordu.
Jin Min –Bu ..bu nasıl olabilir ?Onu kardeşin gibi gördüğünü söylemiştin.
Ho Joong –Sadece onun yanında öyle söyledim.Aslında ondan çocukluğumdan beri hoşlanıyordum ama bunun aşk olmadığını düşünüyordum.Küçüklüğümden gelen bir duygu sandım ama değil.Ona karşı hislerim en ufak bir değişmeye uğramamış.Sen benim arkadaşım olduğun için onunla böyle kötü olmanı istemiyorum.
Jin Min adeta tıkanmıştı.Hiç bişey söylemeden arabadan öylece indi.Ho Joong ise Jin Min’in böyle bir tepki vermesini beklemiyordu ama yinede herşeyi anlayabileceğine inanıyordu.
Ho Joong eve gelir gelmez Hae Jae’yi aradı ama telefonu kapalıydı.Hae Jae kararını düşünerek gözyaşları içinde uyumuş kalmıştı.Hyun Soo’da onu aradığında ulaşamaış ve endişelenmişti.Yinede herkes onu kendi haline bırakmayı tercih etti.
Yo Min çok eğleniyordu.İlk defa başına böyle bir şey geliyordu ve birini rol yapıyor olsa bile ilk defa sahipleniyordu.Okula ilk geldiği günden beri garip bir şekilde hep Hae Jae’yi korumuştu.Belkide bu iddayı isteme sebebi bir şeyleri ispatlama çabası değilde sadece ona daha yakın olmak istemesiydi.Çünkü Hae Jae’nin yanında olmak ona aşırı iyi geliyordu ve sürekli ona destek olmak ailesi tarafından ilgiden yoksun büyümüş kibirli Yo Min’e hayatta bir yeri olduğunu hissettiriyordu.Yo Min Hae Jae’yi öptüğünde bu küçük bir öpücük olsa bile ona çok farklı gelmişti.Genelde öptüğü kızlar sevinçten çığlık atar onun boynuna sarılırlardı ama Hae Jae farklıydı utanmış ve yüzü kızarmıştı.Yo Min Hae Jae’nin o halini anımsayıp gülümserken uykuya daldı.
Ertesi sabah Hae Jae okula gitmek istemiyordu bu yüzden yataktan kalkmadı.Annesi her defasında onu uyandırmak için geliyor o ise bugün babama yeni şirketimiz için yardım etmeliyim gitmeyeceğim deyip geri gönderiyordu.Birden kapı sesiyle irkildi.Kulaklarını iyice açıp gelenin kim olduğunu anlamaya çalıştı ve Ho Joong olduğunu anladı.
Sae Jin –Hae Jae bugün okula gitmek istemediğini söyledi.Bu yüzden hala uyuyor.
Ho Joong –Anlamıyorum.Nasıl bu kadar sorumsuz olabilir.Okulun ilk günlerinde kaytaracak mı yani ? Buna asla izin vermeyeceğim.
Diyerek içeri daldı.Ho Joong hızlı adımlarla yukarı çıkıp Hae Jae’nin odasına daldı.Hae Jae ise hala yataktaydı ve Ho Joong’un içeri daldığını görünce neye uğradığını şaşırdı.Reflex olarak sanki çıplakmış gibi yorganı üzerine çeken Hae Jae çok komik bir duruma düşmüş olmasına rağmen Ho Joong hiç gülmüyordu.
Ho Joong –Naptığını sanıyorsun sen ?
Hae Jae –Nnnneee Neden bahsediyosun sen ? Bir kızın odasına nasıl böyle girebilirsin ?
Ho Joong –Bana hala kızgınsın değil mi ? Bu yüzden yapıyorsun.Sırf o kolye yüzünden hala böylesin değil mi ?
Hae Jae –Alakası yok.Ben iyiyim.Sadece bugün dinlenmek istiyorum.O lanet kolyede umrumda değil onu takmayacağım.
Ho Joong –Sen takma.Ben takaağım.
Diyerek gömleğinin düğmesinin birini açarak Hae Jae’ye kolyeyi gösterdi.Hae Jae şaşkın bir şekilde kolyeye bakıyordu.Ho Joong onu bulmuştu ve sırf o üzülmesin diye de takmıştı.Ho Joong Hae Jae’nin şaşkınlığından faydalanıp elinden tutup hızlıca çekerek onu yataktan çıkarmıştı.
Ho Joong –Hemen giyin aşağıda seni bekliyorum.10 dakika içinde gelmezsen küçükken yaptığım gibi giyinmende ben yardım ederim ona göre.
Hae Jae –N ..ne ..ne anlamadım.Hala bunu yapabileceğini mi düşünüyorsun ?
Ho Joong gülümseyerek odadan çıkmıştı ve dışardan kapıya yaslanıp derin bir ohh çekti.Çünkü Hae Jae’nin yanında bu şekilde olmak artık ona işkence gibi gelmeye başlamıştı.
Hae Jae verilen zamanda hemen hazırlanıp aşağıya inmişti.Ho Joong onu her haliyle sevdiği için dağınık haline bile bayılmıştı.
Hae Jae –Bakman bittiyse çıkalım.
Ho Joong –Hıhh ne kadar pasaklısın.Bir kez bile güzel olamaz mısın sen ?
Hae Jae yanaklarını şişirmiş ellerini de pençe atacakmış gibi yapmıştı.Ho Joong onun sinirlendiğini anladı ve güldü.
Bugün yeni şirketini kuran Joon Ryo tebrikleri kabul ediyordu.Ayrıca şirketi geliştirmek için de bazı ortalık anlaşmalarıda yapmıştı.Joon Ryo tebrik için gelenlerle tokalaşırken birden ona doğru uzanan bir el gördü.Bu kişi Tae Hoon’du ve Joon Ryo’ya gülümsüyordu.Joon Ryo Tae Hoon ‘u görünce yüksek sesle gülmeye başladı ve iki koca adam dayanamayıp sıkıca sarıldılar.12 yıl geçmesine rağmen dostlukları köreleceğine adeta artmıştı.Hemen dertleşmek için Joon Ryo’nun odasına geçtiler.
Tae Hoon –Seni öyle çok özledim ki.Geçim sıkıntısına düşünce herşeyden uzak kalmak zorunda kaldım ama sonunda bende kendi şirketimde ilerlemeyi başardım.İnan dostum bu şirketi kurduğunu duyunca öyle sevindim ki bu gününde seninle tekrar beraber olmak istedim.
Joon Ryo –Bende sizleri çok özledim ve geçen gün Ho Joong bize geldiğinde sanki sana sarılıyormuşum gibi ona sıkıca sarıldım.Hiç değişmemişsin hala aynı güler yüzünlesin dostum.Ama Ho Joong çok büyümüş ve çok yakışıklı olmuş.
Tae Hoon –Evet bende Hae Jae’yi tanıyamamıştım.Benim şirketimde bir süre sekreterlik yaptı ama onu bir türlü nerden tanıdığımı çıkaramadım.
Joon Ryo –Evet herşeyi anlattılar.Gerçekten komik bir duruma düşmüşsünüz.
Bu sohbet bu şekilde devam edip gitmişti.İki dost yılların özlemini dakikalara sığdırmak için adeta yarışmışlardı.
Hae Jae ile Ho Joong ta bir ders atlatmışlardı.Hae Jae’nin yarın semineri vardı bu yüzden prova yapmak için kendini konferans salonuna attı.Ayarlaması gereken bir sürü cihaz vardı.Hae Jae salona girince aletlerin çoktan hazırlanmış olduğunu gördü.Yo Min ise kollarını kavuşturmuş Hae Jae’yi bekliyordu.Hae Jae gülerek Yo Min ‘in yanına koştu.Yo Min de ona gülümsüyordu.
Hae Jae –Buraya geleceğimi biliyor muydun ?
Yo Min cevap vermek yerine sadece başını sallamış ve gülümsemişti.Yo Min ile Hae Jae oradaki işleri halledip gülerlerken Ho Joong’ta onları izliyordu ve duvara yaslanıp kalbindeki acının biraz hafiflemesini bekledi.
Bir süre geçtikten sonra Yo Min kahve getirmişti ve Hae Jae ile beraber ara verip kahveleri yudumlarlarken
Yo Min –Hae Jae sshi.Ho Joong ile arandaki ne ?
Hae Jae –Nasıl yani anlamadım.
Yo Min –Yani neden sürekli senin çevrende.
Hae Jae –Haa o benim çocukluk arkadaşım.Ve aramızda duygusal ilişkiler yok.Nasılsa Jin Min’den hoşlanıyor bu yüzden aramızda bir şey olması imkansız.Yanlış anlamlar yükleme.
Yo Min başıyla onaylamıştı ama yinede bunları söylerken Hae Jae’nin yüzünde bir mutsuzluk vardı ve bu da gözden kaçacak gibi değildi.Hae Jae’nin söylediklerini ise Jin Min duymuştu ve gülümseyerk –Demek Ho Joong’un benden hoşlandığını düşündüğün için aranızda birşeyler olması imkansız ha.Öyle istiyorsan öyle olsun.
Jin Min duyduklarına çok sevinmişti ve Ho Joong’u öyle kolay kolay vermek niyetinde değildi.
Dersler bittikten sonra Ho Joong aniden ortadan kaybolmuştu.Çünkü Jin Min onunla konuşması gereken acil bir şey olduğunu söyleyip onu götürmüştü.Ho Joong ise Hae Jae’ye onu beklemesi gerektiğini söylemişti.Hae Jae okulun kafesinde oturmuş Ho Joong’u beklerken tam bir saat geçmişti ve neredeyse akşam olmak üzereydi.Hae Jae dayanamayarak Ho Joong’u aramaya başladı ve nihayet onu bulduğunda Ho Joong ‘un ona arkası dönüktü ve karşısında da Jin Min vardı.Jin Min Hae Jae’yi görünce Ho Joong’a sıkıca sarıldı ve Hae Jae bu manzaraya tanık oldu.Hae Jae şok olmuştu ve koşarak ordan uzaklaştı ama Ho Joong bunu fark etmemişti.Bir süre sonra Ho Joong Hae Jae’nin yanına döndü ve
Ho Joong –Hadi gidelim.
Hae Jae hiçbişey söylemeden önden gidip arabaya bindi.Ho Joong Hae Jae’yi deniz kıyısına getirmişti.Hae Jae şaşkın şaşkın Ho Joong’un yüzüne bakıyordu.
Ho Joong –Sana söylemek istediğim şeyler var.
Hae Jae –Benimde sana.
Ho Joong –O zaman ilk sen söyle sonra da ben.
Hae Jae –Sen benim için sadece geçmişteki bir anısın.Bu yüzden eskisi gibi olmaya çalışarak birbirimize işkence etmemize gerek yok.Sen ve ben çok farklıyız ve eskisi gibi olamayız.Bu yüzden etraftaki çıkıyorlar dedikodularına bir son vermek için bir daha görüşmeyeim ve tanışmıyormuşuz gibi yapalım.
Ho Joong Hae Jae’ye duygularını itiraf etmeye hazırlanırken Hae Jae’nin söylediklerini resmen kalbine ok gibi saplanmıştı.Hae Jae’de bunları söylerken pek iç açıcı bir halde değildi ama yapması gereken buydu.Ho Joong Jin Min’le güldükçe Hae Jae’nin kalbi ağlayacaktı.Bu yüzden olması gereken ondan uzak olmaktı. ---
 
_______________________________________________________

[Resim: 752x.png]
~ Sensizliğin Olduğu Her Yer Yalnızlığın Başkenti ...~♥~

08-16-2012 01:30 PM
Tüm Mesajlarını Bul
« Önceki | Sonraki »
Konu Kapalı 




Konuyu görüntüleyenler:

İletişim | Lee Min Ho Turkey | Minoz Turkey | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Mobil Versiyon | RSS
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50]