creassınd.
Minoz Fan
Mesajlar: 186
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 15
|
Aşk Herşeye Değer
7.bölüm
Eun So, So Young’un geldiğini duymuştur.
Eun So’nun ağzından: İşte şimdi bittin.
Eun So: Chin Ho kim gelmiş?
So Young, Eun So’nun sesini duyunca içeri girer ve onu mutfakta yemek yaparken görür. Üstünde Chin Ho’nun gömleği vardır.
So Young: Chin Ho? Ne demek oluyor bu?
Eun So: Ahh olan bir şey yok canııım :)
So Young: Sana sormadım ben sus iki dakika. Chin Ho?
So Young ve Chin Ho salona geçerler.
Chin Ho: Üstüne yemek döküldü bende giyecek birşeyler verdim.
So Young: Hep öyle olur zaten. Benden buna inanmamı bekleme.
Chin Ho: Doğruyu söylüyorum.
So Young: Madem doğruyu söylüyorsun neden ablanın kıyafetlerini giymedi?
Chin Ho: Ablam 23 yaşında.
So Young: Eeee? Azıcık mantıklı konuş. 23 yaşında ama bir kız. Sen bir erkeksin senin kıyafetlerin ona daha bol gelmez mi? Neyse neden bunları tartışıyorum ki sana güvenende hata.
Chin Ho: Bekle.
O sırada Sung Mi eve gelir.
Sung Mi: Sesiniz taaa dışardan duyuluyor. Ne bu bağırış çağırış? Ah So Young hoş geldin.
So Young: Hoşbulduk. :) Bende gidiyordum zaten.
Sung Mi neden gidiyorsun anlamında bir bakış atar ve o sırada Eun So salona gelir. Sung Mi üstündeki kıyafetten herşeyi anlamıştır.
Sung Mi : So Young, gel seninle biraz konuşalım. :)
So Young: Tamam geldim.
*
Eun So: Görünüşe göre sana güvenmiyor.
Chin Ho: Yanılıyorsun, bana herkesten daha çok güveniyor.
Eun So: Belli. Aşk senin gözünü kör etmiş. Etrafındakileri göremiyorsun.
Chin Ho: Ne demek şimdi bu?
Eun So: Seni seviyorum demek.
*
Sung Mi: Durum tam yanlış anlaşılmalık. Ama ortada bir yanlış var. Beni yanlış anlayabilirsin. Kardeşinin tarafını tutuyor diyebilirsin. Ama yok öyle bir şey. Chin Ho’nun yaptığı yanlış. Tamam yemek dökülmüş olabilir ancak bu ona kendi kıyafetlerini vermesi anlamına gelmez. Eun So’dan şüphelendiğim için bugün onu çağırdım ve bilerek erken geldim.
So Young: Nasıl yani?
Sung Mi: Eun So’da beni rahatsız eden birşeyler var. Onu küçüklükten beri tanırım. Ama o eski Eun So değil. Sanki birşeyler hissediyor Chin Ho’ya karşı. Ama ben senden yanayım. :)
So Young: :)
*
Chin Ho: Ne?
Eun So: Beni duydun.
Chin Ho: Eun So, sen benim kardeşimsin. 20 yıllık dostumsun. Böyle birşeyi nasıl düşünebilirsin? Hiç tanımamışım seni hiç.
Eun So: Yapma böylee. Ben dururken o kızla mı çıkacaksın?
Chin Ho: Evet. Şimdi susta daha fazla küçülme gözümde. Kıyafetlerini giy ve git.
Eun So: 2 sene önce arabayla Seul’den dönerken polis çevirmesine yakalanmıştık. O günü hatırlıyor musun? İşte ben sana o zaman aşık oldum. O serseri hallerine.
2 sene önce
Chin Ho: Arabayla gezintiye çıkalım mı? Seul’e gidelim.
Eun So: Olmaz, bu tehlikeli olabilir.
Chin Ho: Bir şey olmaz.
Eun So: Ehliyetin yok.
Chin Ho: Ama sürebiliyorum. Ehliyetlilere taş çıkartırım ben. Amaaaan kime soruyorum ki ben? Gelmezsen gelme.
Eun So: Yok geliyorum. Sen içersin şimdi.
Harika bir gece geçirmişlerdir. Chin Ho ve Eun So herzamanki gibi içmişlerdir. Chin Ho o halde araba kullanmak ister.
Eun So: Olmaz kullanamazsın. Ben kullanıcam. Daha az alkollüyüm.
Chin Ho: Tamam. Eun So bu yol neden sağa sola kıpırdıyor? Yürüyemiyorum. :D
Eun So: Gel buraya başımın belası. Ne vardı bu kadar içecek?
Chin Ho yolda giderken ayılmaya başlamıştır. Polisleri farketmiştir.
Chin Ho: Eun So yoruldun in birazda ben kullanayım. Ben iyiyim. Durdur arabayı.
Eun So polislerden habersiz itiraz etmeden arabayı Chin Ho’ya vermiştir. Ve polis çevirmesine yakalanırlar.
Polis: İyi akşamlar gençler.
Chin Ho: Ooooo polis amca… Sanada iyi akşamlar.
Eun So’nun ağzından: Hani normale dönmüştün. Of ne olacak şimdi?
Polis: Ehliyet ve ruhsat lütfen.
Chin Ho: Yokki. :D
Polis: Üzgünüm gençler bizimle merkeze gelmelisiniz.
Chin Ho bütün suçu üstüne alarak geceyi nezarette geçirmiştir. Eun So günlerce keşke vermeseydim diye vicdan azabı çeker. Günler günleri kovalar Eun So onun o hareketini aklından çıkaramamıştır. Chin Ho’nun yaptığı iyiliği herkese anlatmıştır. Chin Ho’nun lafı her geçtiğinde kalbi küt küt atmıştır. Özellikle babası Young Jae’nin Chin Ho’yu koreye ablasının yanına göndereceğini öğrendiğinde çok üzülmüştür. Eun So, Chin Ho’yu perişan bir halde koreye yollamıştır.
Eun So: İşte o günden beri hep seni düşündüm. Chin Ho ben hep bu anı hayal ettim.
Chin Ho: Defol!
Sesleri duyan So Young ve Sung Mi içeri koşmuşlardır. Chin Ho, Eun So’ya öldürcekmiş gibi bakar.
Sung Mi: Neler oluyor?
Chin Ho: Beni seviyormuş!! Bu nasıl olur! Defol!
Sung Mi, So Young’a ben sana demedim mi dercesine bakar.
Eun So: Bu tavırlarını sana babanla ödeteceğim! Gidiyorum!
Eun So üstünü değiştirir ve gider. Chin Ho bitmiş bir halde koltuğa çöker.
Sung Mi: So Young dışarı çıkın. Ona hava aldır. Ama sakın içirme.
So Young: Tamam.
So Young ve Chin Ho dışarı çıkar. Bir banka otururlar.
So Young(Ağlamaklı bir halde): Özür dilerim.
Chin Ho: Esas ben özür dilerim. Seni çok incittim en başından beri ve seni kaybetmekte istemiyorum. ( ve kızın yanaklarından süzülen yaşlarını elleri ile siler )
So Young ve Chin Ho el ele So Young’un her zamanki gittiği yere giderler. Mi Cha ve Jung Hee’de ordadır. O gece deliler gibi eğlenirler. Hiçbirşeyi düşünmeden sadece eğlenirler.
Ertesi sabah Chin Ho ve So Young herşeyin açığa kavuşmasının verdiği huzurla okulun yolunu tutarlar. İkisi de çok mutludurlar. Birbirlerine bakıp bakıp gülerler. O sırada Chin Ho kendilerine doğru hızla gelen arabayı fark eder.
Chin Ho: So Young dikkat et!!
Devamı gelecek bölümde.
Yorumlar için Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.
|
|
| 12-04-2012 10:40 PM |
|
creassınd.
Minoz Fan
Mesajlar: 186
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 15
|
RE: Aşk Herşeye Değer
8.bölüm
Arabayı süren kişi partideki So Young’a sarkan ikizlerden Joon Hyuk'tan başkası değildir. Tam çarpacakları sırada Joon Hyuk direksiyon hakimiyetini kaybeder ve direğe çarpar. Okuldaki bütün öğrenciler kazayı görüp arabanın etrafına toplanırlar. Araba kullanılamaz haldedir. Hemen bir ambulans çağırılır. İlk müdahaleden sonra Joon Hyuk’un durumunun kritik olduğu öğrenilir. Joon Seo’da ambulansın ardından hastaneye gider. O gittikten sonra herkes hiçbir şey olmamış gibi okula girer. So Young ve Chin Ho şaşkındır.
Mi Cha: İyi misiniz?
Jung Hee: Size bir şey olmadı değil mi?
So Young: Biz iyiyiz. Ama Joon Hyuk?
Chin Ho: İyi olacaktır.
So Young: Çıkışta hastaneye gidelim. Sonuçta bizim yüzümüzden oldu.
Jung Hee: Bizde geliyoruz.
Chin Ho: Ama neden? Neden böyle bir şey yaptı ki bu?
Mi Cha: Durun bakalım, bi uyansın herşey açığa çıkar.
Okulda Joon Hyuk’tan başkası konuşulmamıştır. Chin Ho, So Young ve Jung Hee muhabbet ederlerken Mi Cha telaşla yanlarına gelmiştir.
Mi Cha: Arkadaşlar duydunuz mu?
Jung Hee: Neyi?
Mi Cha: İkizlerin annesi ve babası 2 ay önce bir trafik kazasında ölmüşler.
So Young: Joon Seo perişandır. Of herşey bizim yüzümüzden.
Chin Ho: Üzmeyin kendinizi. İyi olacaktır.
Jung Hee: Okul çıkışında gidiyoruz değil mi?
Mi Cha: Gidelim.
Okulda dolaşan dedikodulardan hangi hastanede öğrenirler ve okul çıkışında giderler. Joon Seo perişan bir haldedir.
Chin Ho: Durumu nasıl?
So Young: O iyi mi?
Joon Seo: Durumu hala kritik.
Mi Cha: Geçmiş olsun yapabilceğimiz bir şey var mı?
Joon Seo: Teşekkür ederim. Birisi yüzünden kardeşim bu halde. O iyi olmazsa elimden çekeceği var.
Jung Hee: Ne demeye çalışıyorsun?
Eun So: Ben geldim.
So Young: Chin Ho gel kafeteryada oturalım. Birazdan çıkarız gene. Mi Cha sizde gelcek misiniz?
Mi Cha: Yok, siz gidin biz Jung Hee ile burdayız daha.
Chin Ho ve So Young giderler. So Young, Eun So’nun yanından geçerken Eun So’nun mırıldanmasını duyar.
Eun So: Birşeyi beceremedi. Altı üstü kıza çarp dedim. Kendi kaza geçirdi.
So Young tam ağzını açacakken;
Hemşire: Joon Hyuk’un yakınları
Joon Seo: O iyi mi?
Hemşire: Çok kan kaybetmiş. 2 ünite kan lazım.
Jung Hee: Kan grubu ne?
Hemşire: 0 Rh-
So Young: Benimki uyuyor, ben veririm.
Hemşire: Beni takip edin lütfen.
So Young giderken Chin Ho’ya mesaj atar
“Chin Ho, Eun So’ya dikkat et. Bu işi onun planladığına eminim. Eun So’nun yanından geçerken mırıldanmasını duydum. Birşeyi beceremedi. Altı üstü kıza çarp dedim. Kendi kaza geçirdi dedi.”
Chin Ho: Eun So? Acaba senin bu işle bir ilgin var mı?
Eun So: Ne demeye çalışıyorsun?
Joon Seo: Anlatsana ona. Bütün bunların senin oyununun sonucu olduğunu anlatsana onlara! Dua et iyileşsin!
Jung Hee: Nasıl yani?
Chin Ho Eun So’yu kolundan çekerek bahçeye götürmüştür.
Chin Ho: Ne demek oluyor bütün bunlar?
Eun So: Yapabilceklerim bu kadar değil. Ayağınızı denk alın.
Chin Ho: Tehdit mi ediyorsun bide?
Eun So: Ne olarak algıladığın sana kalmış.
Chin Ho: Nasıl yaptın bunu?!
Eun So: Sizden çıktığım gün planladım herşeyi. O gece çıktığımda ilk bulduğum mağazadan elbise aldım ve sinirlerimi atmak için içmeye gittim. Joon Hyuk ve Joon Seo’da ordaydı. İkiside yanıma geldi.
Joon Hyuk: Sen şu okuldaki kız değil misin?
Eun So: Evet.
Joon Hyuk: Ben Joon Hyuk. Bu da kardeşim Joon Seo.
Eun So: Memnun oldum. Ben de Eun So.
Joon Hyuk: Bu kadar içtiğine göre bir derdin var demektir. Chin Ho’yu seviyordun sen değil mi?
Eun So(Ağlayarak): Evet o So Young denen kızdan nefret ediyorum. Onları yok edeceğim.
Joon Hyuk: Bende ikisini yok etmek istiyorum. So Young benim olmalı.
Joon Seo: Joon Hyuk! Zorla güzellik olmaz.
Joon Hyuk: Uzatma.
Eun So: Benimle işbirliği yapmalısın o zaman. Yarın So Young ya da Chin Ho’yu ortadan kaldıracağız. Araba kullanmayı biliyorsun değil mi?
Joon Hyuk: Evet.
Eun So: Güzeeel. :)
Chin Ho: Senden iğreniyorum.
*
So Young: Chin Ho nerede?
Jung Hee: Eun So ile bahçede. Bir baksan iyi olacak.
Mi Cha: Herşeyi planlayan o kızmış.
So Young: Biliyorum.
Chin Ho yanlarına gelir.
So Young: İyi misin?
Chin Ho: İyiyim. Gidelim mi?
So Young: Tamam, sizde gelir misiniz?
Mi Cha: Yok biz gelmeyelim.
So Young: Geçmiş olsun Joon Seo. Güzel haberlerini bekliyoruz.
Joon Seo(So Young’a sarılarak): Teşekkür ederim.
Joon Seo’nun ağzından: İlk defa bir kız bana bu kadar iyi davranıyor. Onu yanlış tanımışım. Gerçekten melek gibi bir kız. Kardeşimin yaptıklarına rağmen ilgilenmek için elinden geleni yaptı.
Chin Ho: Neyse biz artık gidelim. Görüşürüz.
Chin Ho ve So Young yürümeye başlar.
Chin Ho: Yarın okulu ekelim. Gezeriz.
So Young: Evet, uzun zamandır güzel vakit geçiremedik. :)
Chin Ho: Tamam sen okula. Yatakhane kuralları serttir.
So Young: Tamam. :) Görüşürüz, kendine iyi bak.
Chin Ho: Seni seviyorum.
So Young: Bende seni. :)
Ertesi gün
So Young: Mi Cha lütfen beni idare et.
Mi Cha: Tamam ben hallederim. Hadi bekletme Chin Ho’yu.
O gün günleri gayet güzel geçmiştir. Şehir dışına gitmişlerdir. Akşam dönmek için yola çıktıklarında motor çalışmamıştır. Okula dönmek için hiçbir yolları yoktur.
So Young: Şarjım bitmiş. Ne olacak şimdi?
Chin Ho: Benimde..
So Young(telaşla): Okula, yatakhaneye dönmem lazım. Of ne yapıcaz?
Chin Ho: Sakin olur musun?
So Young: Olamam!
Bir yolunu bulup kendi şehirlerine dönmüşlerdir. Okula anca ertesi sabah varabilmişlerdir.
Müdür: Chin Ho odama gel.
Chin Ho müdür odasına geldiğinde Shin Gi Gi’yi görür.
Müdür: Dün So Young ve sen yatakhaneye gelmediniz. Bunun kuralları açık ve net. 1 hafta uzaklaştırma aldınız.
Chin Ho: So Young’u bu işe karıştırma.
Müdür: Neden sevgilin diye mi? O kızıda mı bozacaksın?
Chin Ho dayanamaz müdüre çok sert bir biçimde karşı çıkar. Chin Ho müdür odasından çıktığında So Young onu beklemektedir.
So Young: Ne yapıyorsun sen? Bu nasıl bir davranış! Okuldan atılmana neden oldu!! Bir an için değiştiğini sanmıştım.
Chin Ho: Seni hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm.
Ve Chin Ho arkasına bakmadan yavaş yavaş yürümeye başlar.
So Young(sessizce): Gitme, lütfen kal… Beni terketme.
Devamı gelecek bölümde.
|
|
| 01-03-2013 07:48 PM |
|
creassınd.
Minoz Fan
Mesajlar: 186
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 15
|
RE: Aşk Herşeye Değer
9.bölüm
2 hafta geçmiştir. Chin Ho 2 hafta boyunca So Young’u ne aramıştır ne sormuştur.
Mi Cha: Chin Ho ile bitti mi herşey?
So Young: Bilmiyorum. Acayip sinirlerimi bozuyor.
Mi Cha: Boşver vardır bir sorunu…
Jung Hee, Mi Cha’nın omzuna dokunur ve yürümeye devam eder. Mi Cha gitmesi gerektiğini anlayınca So Young’a üzgün bir şekilde bakar.
So Young: Git :)
O sırada So Young camdan dışarı bakmak için yerinden kalkar. Ve camdan dışarı baktığında Chin Ho’yu görür. Koşarak aşağı iner.
So Young’un ağzından: Neden buraya geldi ki bu? Yoksa her şey bir şakamıydı? Ne olur şaka olsun. Ne olur gitmemiş olsun.
So Young: Selam.
Chin Ho “Selam” der ve gider.
So Young neye uğradığını şaşırmıştır. Gün boyu olan her şeye tepkisiz kalmıştır. 2 hafta boyunca konuşmamışlardı ve o sadece selam diyip gitmişti. Sanırım ayrılık vakti geliyordu.
So Young: 2 hafta ya! 2 hafta boyunca konuşmadık ve o sadece selam verdi. Neler oluyor ya? Ne sanıyor kendini.
O sırada Mi Cha’nın ağladığını duymuştur.
So Young: Mi Cha?
Mi Cha: Yok bir şey. Boşver, ben iyiyim.
Ağlayarak uyur.
Chin Ho, So Young’a mesaj atar. “Okul çıkışında seni alacağım, konuşmamız gerek.”
So Young cevap atmamıştır. Ama okul çıkışını dört gözle beklemiştir. Hop oturup hop kalkmıştır. Sonunda beklediği okul çıkışı gelmiştir. Heyecanlandığını belli etmemek için elinden geleni yapar.
So Young: Merhaba
Chin Ho: Selam
So Young: Evet. Seni dinliyorum? Hala konuşacak yüzün varsa tabi.
Chin Ho: Ne demek şimdi bu?
So Young: 2 haftadır selam vermedinde..
Chin Ho: Böyle ayak üstü konuşulcak bir şey değil. Gel bir yere oturalım.
En yakın cafeye otururlar.
So Young: Evet, söyle.
Chin Ho: Ayrılalım.
So Young: Ne demek şimdi bu? Bende seni üzdüm diye üzülmüştüm ama değmezmişsin.
Chin Ho: Neden diye sormayacak mısın?
So Young: Ne gerek var? Sorsam da benden ayrılacaksın sormasam da.
Chin Ho: So Young, ben ve Sung Mi amerikaya gidiyoruz. Artık orada yaşayacağız.
*
Hastahane
Joon Seo: Joon Hyuk, hadi uyan artık. Anne ve babamız gitti, bir de senin gitmene razı olamam! Tek başıma mı bırakacaksın beni?!!
Joon Hyuk’un kalbi durmuştur. Hemşireler müdahale için yoğun bakım odasına koşmuştur.
Joon Seo: Joon Hyuk!!
Hemşire: Beyefendi lütfen çıkar mısınız?
Joon Seo: Joon Hyuk! Uyansana!!
Hemşire: Biri onu dışarı çıkarsın!
Dışarı çıktığı sırada Mi Cha ve Jung Hee’nin geldiğini görmüştür.
Jung Hee: Durumu nasıl?
Joon Seo: İçeride yaşam savaşı veriyor.
Mi Cha: Sakin ol, o seni asla bırakmaz.
Hemşire: Uğraşmayın daha fazla. Hastayı kaybettik. Ben gideyim hasta yakınlarına haber vereyim. Joon Hyuk’un yakınları?
Joon Seo: Evet.
Hemşire: Üzgünüm, elimizden geleni yaptık.
*
So Young: Nasıl yani? Neden?
Chin Ho: Böyle olması gerekiyor.
So Young: Hiç gelmeyecek misin?
Chin Ho: Hiç.
So Young: Beni bırakamazsın. Bu kadar vicdansız olmak zorunda mısın? Daha 2 gün önce seni seviyorum diyordun.
Chin Ho: Hala seviyorum. Hemde çok.
So Young(ağlamaya başlar): O zaman neden gidiyorsun? Seven insan gider mi?! Beni yüzüstü mü bırakacaksın!! Bu mu senin sevgin?
Chin Ho: Buna dayanabilcekmiyim sanıyorsun?
So Young: Gitme o zaman! Ya haftaya sınavım var bana böyle mi destek olacaksın!
Chin Ho: Sen de amerikaya gel.
So Young: Zaten amerikaya geleceğim ama beni terkeden birini görmek istemiyorum.
Chin Ho: Al bunu, diğer sorulara da çalış ama bu sorunun cevabını iyi araştır. Bu sana yapabileceğim tek iyilik.
So Young: Amerika’nın coğrafyası??
*
Joon Seo yaşadığı acının etkisiyle Mi Cha’yı sarsmaya başlar.
Joon Seo: Hani yaşayacaktı? Hani beni yalnız bırakmayacaktı.
Jung Hee: Joon Seo! Kendine gel.
Joon Seo: Önce annem ve babam, şimdi de kardeşim. Herkes yalnız bırakıyor beni.
Mi Cha: Jung Hee tamam bırak. Acısından ne yaptığını bilmiyor.
Jung Hee: Üzgünüm.
*
So Young: Bunu neden yapayım?
Chin Ho: Araştıracağını ikimizde gayet iyi biliyoruz. :) Mesaj geldi bakmayacak mısın?
So Young mesaja bakar.
So Young: Chin Ho kalk gidiyoruz hastaneye.
Chin Ho: Neden? Neler oluyor?
So Young: Joon Hyuk, ölmüş.
3 gün sonra cenaze töreni çıkışı
Chin Ho: Joon Seo, biz ablamla yarın amerikaya gidiyoruz. Bizde kalabilirsin.
Joon Seo: Teşekkür ederim. Bana bu kadar iyilik yaptınız.
Chin Ho: Sorun değil. İyi haberlerini bekliyorum. So Young bana onları iletir.
So Young: Çok beklersin.
Mi Cha: En kısa sürede toparlanmanı bekliyoruz.
Mi Cha, Chin Ho ve Jung Hee Joon Seo ile ilgilenirken So Young’u kenara çeker.
Mi Cha: Neler oluyor? Chin Ho’ya neden öyle dedin?
So Young: Ayrıldık. Sadece o ortamda ayrılmamışız gibi davrandık. Ama onu bile beceremedik sanırım.
Mi Cha: Noldu yine?
So Young: Mi Cha bu sefer ciddi. O gidiyor.
Mi Cha: Nereye?
So Young(Ağlamaya başlar): Amerikaya.
Mi Cha: Ama neden?
So Young: Bilmiyorum.
O arada Chin Ho bütün bu olanları uzaktan izlemektedir.
Chin Ho: İnan bana ikimiz içinde en iyisi bu. Babamı senden uzak tutmak.
Veda günü
Mi Cha: Hoşçakal Chin Ho, kendine iyi bak.
Jung Hee: Hoşçakal, kendine iyi bak.
Chin Ho: Sizde kendinize iyi bakın. :)
Mi Cha: Bizim gitmemiz gerek. Görüşürüz.
So Young ve Chin Ho başbaşa kalmışlardır.
So Young: Ciddi ciddi gidiyorsun…
Chin Ho: Evet.
So Young: Beni bırakıyorsun.
Chin Ho: Yapma böyle, yakında yanımda olacaksın.
So Young: İstemiyorum. Biz ayrıldık.
Chin Ho: O zaman neden buradasın? Neden beni uğurlamaya geldin?
Uçak kalkıyor anonsu gelmiştir. So Young ağlamaya başlar.
Chin Ho: Ağlama, yanımda olacaksın birkaç ay sonra, aklım sende kalmasın.
So Young: Gitme..
Chin Ho: Gitmem lazım. Seni seviyorum.
So Young: Bende seni desem ne fayda.
Chin Ho: Seni hergün arayacağım.
So Young: Herşey için teşekkürler Sung Mi. İyi ki varsın. :)
Sung Mi: Rica ederim. Kendine iyi bak.
Chin Ho el sallayarak gider. So Young ağlamaya başlar.
So Young’un ağzından: Gitti… Ciddi ciddi gitti… Ben şimdi ne yapıcam? Çok acı çekicem çok…
*
Üniversite sınavı günü gelmiştir. So Young çok heyecanlıdır. Sınav kağıdını açar ve gördüğü soru karşısında şok olur.
“Amerikanın coğrafyası?”
Devamı gelecek bölümde.
Yorumlar için Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.
(Bu Mesaj 01-20-2013 12:52 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : creassınd..)
|
|
| 01-20-2013 12:49 PM |
|
creassınd.
Minoz Fan
Mesajlar: 186
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 15
|
Aşk Herşeye Değer
10.bölüm
So Young: Ama bu nasıl olur? O bunu nereden biliyordu? Ah amerika her yerde karşıma çıkmak zorunda mısın? Neyse, sakin ol sınavına odaklan.
Sınavını ara ara Chin Ho’yu düşünerekte olsa bitirmiştir ve umduğundan iyi geçmiştir. Ama Jung Hee ve Mi Cha’nın sınavları o kadarda iyi değildir. Bu yüzden kendi sınavına sevinememiştir. O akşam So Young, Mi Cha, Jung Hee ile dışarı çıkmıştır. Amacı morallerini düzeltmektedir.
Mi Cha: Şimdi sen ciddi ciddi amerikaya gidecek misin?
So Young: Evet, bu konuda hiç olmadığım kadar ciddiyim.
Jung Hee: Chin Ho aradı mı?
So Young: Hayır, bugün aramadı.
Mi Cha: O zaman sen onu ara.
So Young: Ben dayanamayacağım arayacağım. :)
So Young dayanamaz Chin Ho’yu arar.
Chin Ho: Alo?
So Young: Nasılsın?
Chin Ho: İyiyim sen nasılsın?
So Young: Bende iyiyim. Bana bir şans daha verir misin?
Chin Ho: Şans mı?
So Young: Evet..
Chin Ho: Şans verilecek bir durum olduğunu düşünmüyorum.
So Young: Nasıl yani?
Chin Ho: Ayrıldık mı ki şans istiyosun? :)
So Young: Yoo, tabi ki de ayrılmadık. :)
Chin Ho: Bunu duyduğuma sevindim. :)
Jung Hee iyice sarhoş olmuştur.
Jung Hee: So Youungg!! Gelsene :)
Mi Cha: Jung Hee!
Chin Ho: Kim var orada?
So Young: Jung Hee ve Mi Cha. Dışarı çıktıkta.
Chin Ho: Emin misin?
So Young: Hayırdır kıskandın mı? :)
Chin Ho: Tabiki de kıskanırım. :)
So Young: Bak sen. :) Bu arada sınavım çok iyi geçti. Bu konuda konuşmamız lazım seninle.
Chin Ho: Buna çok sevindim, en kısa sürede güzel haberlerini bekliyorum. Seni çok özledim.
So Young: Bende seni :)
Chin Ho: Joon Seo nasıl oldu, toparlandı mı?
So Young: Hayır, iyice dağıldı. Okulu bıraktı, nerede ne yapıyor bilmiyoruz. Kapıyı da açmıyor.
Chin Ho: Hadi ya, kolay değil tabi onun yaşadıkları da.. Çok ses var fazla duyamıyorum seni. İstersen sonra konuşalım.
So Young: Tamam ama içimde bir sıkıntı var. Sanki birimizden birimiz kötü günler geçireceğiz.
Chin Ho: Şşşt. At o düşünceyi kafandan. :) Hadi kapatıyorum, seni seviyorum.
So Young: Bende seni… :) Hadi görüşürüz..
So Young masaya geldiğinde suratından düşen bin parçadır.
Mi Cha: Hayırdır?
So Young: İçimde bir sıkıntı var. Sanki ya ona ya da bana bir şey olacakmış gibi.
Mi Cha: Saçmalama. Kimseye bir şey olmayacak. At o düşünceyi kafandan.
So Young(Ağlamaklı): Ona bişey olursa..
Mi Cha: Kimseye bir şey olmayacak! Ağlamayı bırak.
Eliyle dans etmekte olan Jung Hee’yi gösterir.
Mi Cha: Baksana şuna, iyice kaptırdı. :) Bunun sarhoş olmaması lazım.
So Young: Aynen :)
Chin Ho’dan mesaj gelir
“Söylemeyi unuttum, sana bir süprizim var. Bugün yarın kapında olur.”
“Hmm :) Neymiş o bakalım.”
“Söylersem sürpriz olmaz :) Bugüne kadar hep beni süründürdün birazda sen sürün.”
“Pislik. :)”
Mi Cha: So Young sırıtmayı bırakta yardım et.
Jung Hee ayakta duramamaktadır.
Mi Cha: Neden bu kadar içtin ki? Sorarım sana bunun hesabını.
Jung Hee: Karışma bana Mi Cha, karışma.
Mi Cha: Yürü hadi.
So Young: Ben bu taraftan gideceğim. Görüşürüz :) Allah kolaylık versin Mi Cha. :)
So Young eve vardığında odasında bir paket görür. Açtığında Chin Ho ve So Young’un beraber çekilmiş fotoğraflarını ve bir not görür. “Amerikada çok daha güzellerini çekileceğiz, hele bir gel. Seni çok özledim, seni seviyorum”
So Young o fotoğraflardan birini eline alır, bakarken uyuyakalır. O fotoğrafı yanından hiç ayırmayacağına kendi kendine söz vermiştir.
1 hafta sonra
Mi Cha: So Young, uyan!
So Young: Noldu?
Mi Cha: Sonuçlar açıklanmış.
So Young nasıl kalktığını bilememiştir. Hemen üvey babası Sang Min’i aramıştır.
Sang Min: Alo?
So Young: Sonuçlar açıklanmış hemen buraya gelin.
10 dakika sonra Sang Min okuldaydı.
So Young: Kazandım kazandıııım!! :)
Mi Cha: Kazanamadım..
Jung Hee: Bende kazanamadım.
Mi Cha: Yani şimdi amerikaya mı gideceksin?
So Young: Evet öyle. Mi Cha, sen benim en iyi dostumsun. Hep yanımda kal. Jung Hee, seninde dostluğun başka benim için. Hiç ayrılmayın.
Mi Cha: Veda mı ediyorsun sen?
So Young: Gidipte dönmemek var.
Mi Cha&Jung Hee: Heeey!
So Young: Tamam tamam. :) Aa dur Chin Ho’ya mesaj atayım. “Aşkım, sınavı kazandım! :)”
Chin Ho’dan yanıt gecikmez “Budur. :) En kısa zamanda bekliyorum seni :)”
Eun So bütün konuşulanları duymuştur.
Eun So: Demek amerikaya gidiyorsun. Görürsün sen. Bu sefer cidden öldün. Onun yanına göndermem seni. Chin Ho benim.
Eun So, Chin Ho’nun evine gider. Orada Joon Seo’nun kaldığından habersizdir. Joon Seo’yu görür görmez yaptığı planı Joon Seo üzerinde uygulamaya karar verir, Joon Seo’nun ellerini ve ayaklarını bağlar. Joon Seo’nun telefonundan So Young’a mesaj atar.
“Acil buraya gel, görmen gereken bir şey var.
Not: Kimseye haber vermeden yalnız gel.”
*
So Young: Neyse, benim gitmem lazım. Kendinize iyi bakın.
Bu kadar acil ne olabilir ki diyerek koşa koşa Joon Seo’nun evine gelmiştir. Evin kapısının açık olduğunu görür ve yavaşça içeri girer.
Joon Seo: Neden geldin? Hemen gitmelisin hemen.
O sırada karşısında Eun So’yu görür. Eun So elindeki silahı ona doğrultmuştur.
Eun So: Sana ondan uzak dur demiştim. Chin Ho benim demiştim. Ama beni dinlemedin. Yolun sonuna geldin So Young. Artık Chin Ho’yu göremeyeceksin.
Devamı gelecek bölümde.
Yorumlar için Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.
|
|
| 01-22-2013 12:18 PM |
|
creassınd.
Minoz Fan
Mesajlar: 186
Üyelik Tarihi: Jul 2012
Rep Puanı: 15
|
RE: Aşk Herşeye Değer
11.bölüm
So Young: Psikopatsın sen ne dediğini bilmiyorsun.
Eun So: Bu durumda bile havalı davranmak zorundasın. Çok yazık. Oysa az sonra öleceksin.
*
Chin Ho, Mi Cha’yı arar.
Chin Ho: Mi Cha ben geldim Amerikadan. So Young’a sürpriz yapmak için.
Mi Cha: Neredesin sen şimdi?
Chin Ho: Bizim evin oradayım. Joon Seo’yu görüp gelirim yanınıza.
Mi Cha: Tamam bekliyoruz.
*
Eun So: Son isteğin nedir?
So Young: Son isteğim falan yok.
Eun So: Chin Ho’yu görmek istemiyor musun? Çok yazık.. Onu gerçekten sevmiyor musun?
So Young: Bu bizim aramızda. Sen karışma. Çok uzadı bu iş.
*
Chin Ho tam eve girecekken Sung Mi arar.
Chin Ho: Efendim?
Sung Mi: Neredesin?
Chin Ho: Evin önündeyim.
Sung Mi: Tamam bende geliyorum.
*
Eun So’nun sabrı taşmıştır. Ve So Young’u korkutmak için havaya ateş eder.
Chin Ho: Silah… Joon Seo!!!
Eun So arka bahçeden kaçmıştır.
Chin Ho, Sung Mi’yi arar.
Chin Ho: Sung Mi çabuk eve gel. Evden silah sesleri geldi. So Young ve Joon Seo’yu hastaneye götürüyorum.
*
1 saat sonra
Doktor: Endişelenmeyin basit bir baygınlık geçirmiş sadece. Bir süre sonra kendine gelir. Geçmiş olsun.
Mi Cha: Şükürler olsun.
Jung Hee: Bak o iyi. Hadi gidelim.
Mi Cha: Jung Hee derdin ne?
Jung Hee: Sen gelsene benimle bir bahçeye.
Mi Cha: Gene aynı meseleyse hiç başlama.
Jung Hee: Evet aynı mesele.
Mi Cha: Ben gidiyorum ya.
Jung Hee: İşine gelmedi mi? Peki, git.
Mi Cha, Joon Seo’nun yanına gelmiştir. Annesi Hee Rin ve üvey babası Sang Min de gelmişlerdir.
Doktor: Hasta kendine geldi. Bu gece müşade altında tutacağız. Kafasını vurmuş bu gece uyumak yok. Kısa sürelide olsa görüşe izin veriyoruz.
Hee Rin içeri girer.
Hee Rin: So Young? Nasıl oldu bu, kim, neden? Bizi çok endişelendirdin.
So Young: Anne, lütfen. Bunları sana anlatamam. Birşeyim yok bak iyiyim.
Hee Rin: Ne demek anlatamam?! Seni kaybedebilirdik.
So Young: Anne, lütfen. Bak birşeyim yok, iyiyim ben.
Hee Rin: Seninle sonra konuşucaz.
*
Jung Hee dayanamaz Mi Cha’nın yanına gelir.
Mi Cha: Jung Hee ne yapıcaz?
Jung Hee: Ne konuda?
Mi Cha: Üniversite konusunda.
Jung Hee: Bilmiyorum…
Mi Cha: Tekrar şansımı denicem.
Jung Hee: Ben bunu yapmayı düşünmüyorum.
Mi Cha: Neden??
Jung Hee: Bu sene kazanamadık, bir daha girebileceğimizi düşünüyor musun?
Mi Cha: Evet.
Jung Hee: Düşünmeye devam et o zaman.
Mi Cha: Derdin ne?
Jung Hee: Bir derdim yok. Sadece tekrar girip kazanabileceğimize dair inancım yok.
Mi Cha: Benim var.
Jung Hee: Zaten hep böyle boş şeylere inanırsın.
Mi Cha: Pardon? Senin geleceğin hakkında çalışman boş bir şey mi? Senin için öyle olabilir ama benim için değil.
Jung Hee: Hep So Young’un doldurması bunlar. Amerikaya gel dedi diye tekrar çalışıyorsun.
Mi Cha: Evet, çalışmaya devam edeceğim.
Jung Hee: Peki ya ben? Ben ne yapıcam?
Mi Cha: Umrumda değil. İster hazırlan ister hazırlanma. Farkediyorum ki ben boşa dil döküyorum bu konuda.
Jung Hee: Bitti mi?
Mi Cha(Ağlayarak): Her tartışmadan sonra bitti mi diyorsun. Bitmesini bu kadar çok mu istiyorsun? Peki sen öyle istiyorsan bitti.
*
So Young yoğun bakımdan çıkmıştır, normal odaya almışlardır. Sung Mi onu ziyarete gelmiştir. Ancak Chin Ho gelmemiştir.
So Young: Merhaba :)
Sung Mi: Merhaba, geçmiş olsun nasıl oldun? :)
So Young: İyiyim, teşekkür ederim. Chin Ho gelmedi mi?
Sung Mi: Geldi.
So Young: Peki nerede?
Sung Mi: Seni görecek yüzü kendinde bulamıyor.
So Young: İyi ama neden?
Sung Mi: Eun So sana zarar verirken seni koruyamadığı için.
So Young: :)
Sung Mi: Tekrardan geçmiş olsun. :) Birşeye ihtiyacın olursa ben buralardayım.
So Young: Tamam teşekkür ederim. :)
Sung Mi çıkar çıkmaz So Young, Chin Ho’ya mesaj atar. “Hmm birileri saklanıyor sanırım... Fazla saklanmasa iyi olur. O birilerine ihtiyacım var. :)”
Mesajı attıktan sonra So Young beklemeye başlar. Joon Seo odasına girer.
Joon Seo: Nasıl oldun?
So Young: İyiyim bir sorun yok. Sadece uykum var biraz, uyumak istiyorum.
Joon Seo: Uyumak yok. Gerekirse sabaha kadar otururum seninle. :)
So Young: Joon Seo, sandığımdan daha çabuk toparlandın.
Joon Seo: Sayenizde. :)
So Young: Hayat şu sıralar çok güzel değil mi?
Joon Seo: Hayat her zaman güzel. Yeter ki sen gülmesini bil.
So Young gülümser.
Joon Seo: Sana gülmek çok yakışıyor. :)
So Young o anda uyuyakalır. Joon Seo, sessizce onu izler ve gülümser. Joon Seo “Duygularımı kontrol edemiyorum. Sürekli So Young’u görmek istiyorum. Buna kendimde anlam veremiyorum. Joon Hyuk öldüğünde hastanede sarıldığım an gözümün önünden gitmiyor. Sanırım ben aşık oldum.”
Devamı gelecek bölümde.
Yorumlar için Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor.
|
|
| 01-31-2013 03:43 PM |
|
rabiyeBYX
Adminoz | Forum |
      
Mesajlar: 4,488
Üyelik Tarihi: Jun 2011
Rep Puanı: 153
|
Aşk Herşeye Değer
Ziyaretçilerin Bağlantıları Görebilmesi İçin Foruma Üye Olmaları Gerekiyor. bölümünde yer alan
- En geç bir ay boyunca yeni bölüm yayınlamayan senaryolar kapatılacaktır. kuralı gereği senaryo kapatılmıştır.
_______________________________________________________
єη ιуιѕι вυ мυ؟ємιη мιѕιη؟
![[Resim: choco%20tatl_zpsny7z3r7w.gif]](http://i1125.photobucket.com/albums/l599/rabiyeBYX/Minho%20gifleri%20gunun/choco%20tatl_zpsny7z3r7w.gif)
|
|
| 05-24-2013 05:53 PM |
|